Bu sayfada

Ortaklıktan çıkma ve ayrılma davası nedir?

Ortaklıktan çıkma ve ayrılma davası, limited şirket ortağının haklı sebepler nedeniyle ortaklık ilişkisini mahkeme kararıyla sona erdirmesini sağlayan hukuki yoldur. Diğer ortakların ayrılmaya izin vermemesi tek başına bu hakkı ortadan kaldırmaz. Ancak şirketten ayrılma, payın gerçek değerinin hesaplanması ve bu bedelin tahsili birbirinden ayrı koşulları bulunan meselelerdir.

Uygulamada “ortaklıktan ayrılma davası” olarak da ifade edilen haklı sebeple çıkma, TTK m.638/2’de düzenlenir. Bir ortağın “şirketten çıkmak veya ortaklıktan ayrılmak istiyorum” demesi farklı ihtiyaçlara işaret edebilir: Payını diğer ortağa satmak, şirket sözleşmesindeki çıkış hakkını kullanmak, şirketle anlaşarak ayrılmak veya anlaşma sağlanamadığında haklı sebeple dava açmak. Seçilecek yol; şirket sözleşmesine, ortaklık yapısına, uyuşmazlığın nedenlerine ve ödeme güvencelerine göre belirlenmelidir.

Bu sayfanın temel konusu limited şirket ortaklığından çıkma ve ayrılmadır. Anonim şirkette pay sahipliği ve adi ortaklıktan ayrılma farklı kurallara tabidir. Bir taşınmazdaki hissedarlığı sona erdirmek için açılan ortaklığın giderilmesi davası da burada açıklanan şirketten çıkma davasından farklıdır.

Hukuki yolTemel amaçDikkat edilmesi gereken nokta
Pay devriPayın başka bir ortak veya üçüncü kişi tarafından satın alınması.Devir şekli, şirket sözleşmesi, gerekiyorsa genel kurul onayı ve satış bedeli birlikte düzenlenir.
Sözleşmeye dayalı çıkmaŞirket sözleşmesinde tanınmış çıkış hakkının kullanılması.TTK m.638/1 kapsamında öngörülen koşullar ve bildirim usulü incelenir.
Haklı sebeple çıkma davasıOrtaklık ilişkisinin mahkeme kararıyla sona ermesi.TTK m.638/2 uyarınca haklı sebebin somut olaylarla ve delillerle ortaya konulması gerekir.
Gerçek değerin belirlenmesiKanun veya şirket sözleşmesinin gerçek değer öngördüğü durumda bedel uyuşmazlığının çözülmesi.TTK m.597 kararı tek başına çıkma veya bedelin ödenmesi hükmünün yerine geçmez.
Şirketin feshiŞirketin sona erdirilmesi; koşulları varsa farklı bir çözüm uygulanması.Bir ortağın ayrılması ile şirketin bütünüyle sona ermesi aynı sonuç değildir.

Ortaklar anlaşarak şirketten nasıl ayrılabilir?

Tarafların anlaşması, uzun bir uyuşmazlığın önüne geçebilir. Bununla birlikte yalnızca ayrılma bedeli üzerinde el sıkışılması yeterli değildir. Payı kimin devralacağı, borçlunun kim olacağı, ödeme zamanı, teminatlar, şirket yönetimindeki görevler ve sicil işlemleri açık biçimde belirlenmelidir. “Bütün haklarımı aldım” şeklindeki genel bir ibra, henüz ödenmemiş pay bedeli veya ayrı bir alacak bakımından önemli hak kayıpları doğurabilir.

Pay devri yoluyla ayrılma

Limited şirket payının devri ve devir borcu doğuran işlemler, TTK m.595 uyarınca yazılı yapılır ve tarafların imzaları noter tarafından onaylanır. Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse genel kurul onayı gerekir; devir bu onayla geçerli olur. Sözleşmedeki devir yasağı, önalım veya alım hakkı, ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri de değerlendirilir. Başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurulun reddetmemesi hâlinde kanundaki onay verilmiş sayılma hükmü gündeme gelebilir.

Payı diğer ortak satın alıyorsa satış bedelinin borçlusu, sözleşmenin içeriğine göre devralan kişidir. Şirketten çıkmaya bağlı ayrılma akçesinde ise kural olarak şirket muhataptır. Bu ayrım, bedel ödenmediğinde kime karşı hangi talebin ileri sürüleceğini belirler.

Anlaşmalı çıkış protokolünde neler düzenlenmelidir?

  • Çıkışın pay devri mi, sözleşmesel çıkma mı, yoksa uyuşmazlığı sona erdiren bir sulh düzenlemesi mi olduğu.
  • Bedelin hesaplandığı tarih, kapsamı, ödeme takvimi, temerrüt sonuçları ve ödeme güvenceleri.
  • Ortağın şirkete verdiği borçların, ortak cari hesabının ve varsa kâr payı alacağının pay bedelinden ayrı durumu.
  • Müdürlük ve temsil görevinin sona ermesi, şirket evrakı ve erişimlerinin teslimi.
  • Kefalet, aval, ipotek veya kişisel teminatların devam edip etmediği; gerekli alacaklı onayları.
  • Pay defteri, genel kurul, ticaret sicili ve bildirim işlemlerinin kim tarafından yürütüleceği.
  • İbra, gizlilik, rekabet ve devam eden davalara ilişkin düzenlemelerin sınırları.

Ödeme ile çıkışın birlikte planlanması gerekir. Payın devredilmesi, satış bedelinin fiilen tahsil edildiğini göstermez. Aynı şekilde ortaklar arasında yapılan borç üstlenme anlaşması, ilgili alacaklının kabulü gereken durumlarda ortağı üçüncü kişilere karşı kendiliğinden borçtan kurtarmaz.

Şirket sözleşmesine dayanarak ortaklıktan çıkma

TTK m.638/1, şirket sözleşmesinin ortaklara çıkma hakkı tanımasına ve bu hakkı belirli şartlara bağlamasına izin verir. Süre, belirli bir olayın gerçekleşmesi veya sözleşmede gösterilen başka koşullar bulunabilir. Çıkış bildiriminin kime yöneltileceği ve ne zaman sonuç doğuracağı da sözleşmenin bütünüyle değerlendirilir.

Şirket sözleşmesinde böyle bir hak yoksa ortak, yalnızca tek taraflı bir istifa yazısı göndererek ortaklık sıfatını her durumda sona erdiremez. Müdürlükten istifa ile şirket ortaklığından çıkma da farklı işlemlerdir. Buna karşılık sözleşmede çıkış hakkının yer almaması, haklı sebeple mahkemeden çıkma isteme hakkını kaldırmaz.

Sözleşmeye dayalı ayrılmada ayrılma akçesine ilişkin özel düzenlemeler TTK m.641/2 kapsamında önem taşır. Bu hüküm, haklı sebeple dava yoluyla çıkan her ortağın gerçek değer hakkının herhangi bir sözleşme maddesiyle sınırsız şekilde ortadan kaldırılabileceği anlamına gelmez. Bu nedenle kuruluş aşamasındaki çıkış ve bedel hükümleri, uyuşmazlık doğduğunda belirleyici olabilir; şirket kuruluş işlemleri sırasında ortaklık yapısı kadar ayrılma düzeni de planlanmalıdır.

Taraflar gerçek değerde anlaşamazsa TTK 597 uyarınca mahkemeye başvurabilir mi?

Evet; kanunda veya şirket sözleşmesinde esas sermaye payının bedeli olarak gerçek değerin öngörüldüğü durumlarda, taraflar anlaşamamışsa bunlardan biri TTK m.597 uyarınca değerin belirlenmesini isteyebilir. Yetkili merci, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesidir. Mahkeme yargılama ve değer belirleme giderlerini takdirine göre paylaştırır; madde kapsamında verilen değer belirleme kararı kesindir.

Hüküm yalnızca miras yoluyla geçen paylarla sınırlı yazılmamıştır. TTK m.596 kapsamındaki miras, mal rejimi ve icra yoluyla pay geçişlerinde gerçek değer önerisi bunun belirgin uygulama alanlarından biridir. Kanunun gerçek değeri esas aldığı diğer hâller ve şirket sözleşmesindeki hükümler de değerlendirilir. Ancak her serbest pay satışı pazarlığında fiyat üzerinde anlaşamamak, karşı tarafı payı satın almaya zorlayan bir TTK m.597 hakkı doğurmaz.

UyuşmazlıkDeğerlendirilecek yolKararın sınırı
Çıkış veya devralma zemini var, gerçek değer tartışmalıTTK m.597’nin koşulları varsa değer belirlenmesi talebi.Mahkeme payın değerini belirler; salt bu karar yeni bir çıkış hakkı veya ödeme hükmü yaratmaz.
Ortak ayrılmak istiyor, çıkışın kendisi kabul edilmiyorHaklı sebepler varsa doğrudan TTK m.638/2 davası; ayrılma akçesi talepleriyle birlikte hukuki değerlendirme.Haklı sebep, ortaklık sıfatı, bedel ve ödeme koşulları dava içinde ele alınır.
Yalnızca gönüllü satış fiyatı tartışmalıDevir sözleşmesi, varsa değerleme maddesi ve diğer haklar incelenir.TTK m.597 her satış görüşmesine uygulanabilen genel bir zorunlu fiyatlandırma mekanizması değildir.

Önce değer tespiti yaptırmak zorunlu mudur?

Haklı sebeple çıkma davasından önce mutlaka ayrı bir TTK m.597 başvurusu yapılması gerekmez. Gerekli koşullar varsa doğrudan ortaklıktan çıkma davası açılması ve payın gerçek değerine uygun ayrılma akçesine ilişkin taleplerin ileri sürülmesi mümkündür. Dava türü ve talep sonucu; ayrılmanın tartışmalı olup olmadığına, mevcut sözleşmelere ve tahsil hedeflerine göre kurulmalıdır.

“Karar kesindir” ifadesinin kapsamı: TTK m.597’deki özel değer belirleme kararına ilişkin kesinlik, ortaklıktan çıkma ve ayrılma akçesi talepleriyle açılan bütün davaların istinaf veya temyize kapalı olduğu anlamına gelmez. Kararın hukuki niteliği ve kanun yolu koşulları ayrıca incelenir.

Yargıtay: Değer tespiti mevcut hukuki ilişkiye dayanır

11. Hukuk Dairesi, 06.02.2025, E.2024/2322, K.2025/613 sayılı kararında, mirasla geçen payları TTK m.596 kapsamında devralmak üzere şirketin gösterdiği alıcı ortağın, gerçek değerin tespitini isteyebileceğini kabul etmiştir.

11. Hukuk Dairesi, 23.10.2017, E.2016/3239, K.2017/5632 sayılı kararında ise üzerinde anlaşılmış pay devrinin sonradan düşük değer ve aldatma iddialarıyla iptali istenmiş; hata veya hile kanıtlanamadığından ret hükmü onanmıştır. Değerin mahkemece belirlenmesi ile tamamlanmış bir satıştan dönmek aynı talep değildir.

2025 tarihli karar · 2017 tarihli karar

Haklı sebeple ortaklıktan çıkma ve ayrılma nedenleri nelerdir?

TTK m.638/2, haklı sebeplerin varlığında her ortağa çıkma davası açma hakkı tanır. Kanunda bütün olasılıkları tüketen bir liste bulunmaz. Değerlendirme; ortaklık bağının dürüstlük kuralı çerçevesinde sürdürülmesinin ilgili ortaktan beklenip beklenemeyeceğine göre yapılır. Uyuşmazlığın devamlılığı, ağırlığı, şirket işleyişine etkisi ve tarafların davranışları birlikte önem taşır.

İleri sürülebilecek durumHukuki değerlendirmeÖnemli deliller
Bilgi alma ve inceleme hakkının engellenmesiSürekli bilgi vermeme, mali kayıtları gizleme veya denetim imkânını işlevsiz bırakma.Bilgi talepleri, yanıtlar, noter bildirimleri, genel kurul ve mahkeme kayıtları.
Ortaklık haklarından sistematik dışlanmaToplantılardan habersiz bırakılma, oy ve katılım haklarının fiilen engellenmesi.Çağrılar, tebligatlar, tutanaklar, pay ve karar defterleri.
Şirket kaynaklarının kişisel menfaatlere yöneltilmesiVarlık veya gelirin usulsüz aktarılması, şirketle rekabet, ilişkili işlemler ve güvenin ağır biçimde sarsılması.Banka ve muhasebe kayıtları, sözleşmeler, uzman incelemesi; hukuka uygun edinilmiş belgeler.
Süregelen ağır kişisel çekişmeHakaret, tehdit veya güveni yıkan olayların ortaklığın yürütülmesine somut etkisi.Yazışmalar, tanıklar, mevcut soruşturma ve dava belgeleri.
Yönetimde kalıcı kilitlenmeKarar alınamaması ve işleyişin sürdürülememesi; uyuşmazlığın geçici olmaması.Başarısız toplantılar, kararlar, şirket faaliyet kayıtları.
Uzun süreli ekonomik ve faaliyet sorunlarıFaaliyetsizlik, sürekli zarar veya ortaklık amacının gerçekleşememesi; somut yapıya göre değerlendirme.Finansal tablolar, vergi ve sicil kayıtları, faaliyet ve malvarlığı incelemesi.
Kâr ve menfaatlerden sürekli yoksun bırakılmaKârın varlığı, dağıtım kararları, şirket ihtiyaçları ve ayrımcı uygulamalar birlikte incelenir.Bilanço, kâr dağıtım kararları, ödeme ve ortak cari hesap kayıtları.

Bu başlıklar otomatik kabul sebepleri değildir. Örneğin her kâr dağıtılmaması hukuka aykırı olmadığı gibi, her aile içi anlaşmazlık veya boşanma da tek başına şirketten çıkmayı gerektirmez. Davacının kendi davranışlarıyla oluşturduğu bir duruma dayanması da dürüstlük kuralı açısından incelenebilir.

Yargıtay: Salt suç duyurusu yeterli değildir

11. Hukuk Dairesi, 21.11.2017, E.2016/4188, K.2017/6392 sayılı kararında, bir ortağın diğer ortak hakkında suç duyurusunda bulunmasını tek başına yeterli haklı sebep kabul eden hükmü bozmuştur. Haklı sebebin nesnel olaylarla ortaya konulması gerekir. Bu karar, mutlaka ceza mahkûmiyeti aranacağı anlamına gelmez; iddia ile ispatlanmış olgu arasındaki ayrımı gösterir.

Karar tam metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları ne söylüyor?

Çıkma davasında yalnızca kararın sonuç cümlesine bakılması yeterli değildir. Kararın uyguladığı kanun dönemi, tartışılan talebin çıkma mı çıkarma mı olduğu ve olayların şirket ilişkisine etkisi birlikte okunmalıdır.

Haklı çıkma için diğer ortağın onayı gerekmez

Hukuk Genel Kurulu, 05.07.2023, E.2022/63, K.2023/722 sayılı kararında; ortaklığa katılırken önem taşıyan yönetimde yer alma beklentisinin rıza dışında ortadan kaldırılmasını, hakaret ve devam eden çekişmelerle birlikte değerlendirerek somut olayda haklı çıkma sebebini kabul etmiştir. Haklı sebebe dayanan çıkış, diğer ortağın izin vermesine bağlı değildir. Davacının olayların oluşumundaki davranışları ise dürüstlük kuralı kapsamında incelenir.

Bu değerlendirme, her görev değişikliğinin tek başına çıkma nedeni olduğu anlamına gelmez. Kararın ayrıca tartıştığı iki ortaklı şirkette çıkarma nisabına ilişkin bölüm, aşağıda açıklanan 2026 tarihli Anayasa Mahkemesi kararıyla birlikte okunmalıdır.

HGK kararının tam metni

Dava açmak ortaklık sıfatını hemen sona erdirmez

Hukuk Genel Kurulu, 06.02.2020, E.2019/11-658, K.2020/101 sayılı kararında, haklı sebeple çıkma hükmünün ileriye etkili olduğunu ve ortaklık ilişkisinin hükmün kesinleşmesine kadar sürdüğünü açıklamıştır. Dava açıldığı anda ortaklıktan ayrılınmış sayılmaz; davacının ortaklık sıfatını bu tarihe kadar koruması gerekir. Uyuşmazlık eski 6762 sayılı Kanun dönemine ilişkin olmakla birlikte karar, güncel TTK m.638 karşılığını da göstermektedir.

Bu nedenle dava devam ederken pay devri yapılması veya ortaklık durumunu değiştiren başka bir işlem gerçekleştirilmesi, davanın ve mali taleplerin akıbeti değerlendirilerek planlanmalıdır. Şirket sözleşmesine dayalı çıkışın koşulları ayrıca incelenir.

HGK kararının tam metni

Ortaklıktan çıkma davasını kim, kime karşı ve nerede açabilir?

Limited şirketin her ortağı, pay oranı için ayrıca bir azınlık eşiği aranmaksızın, haklı sebeplerin bulunması hâlinde TTK m.638/2’ye dayanabilir. Küçük pay sahibi olmak tek başına dava hakkını ortadan kaldırmaz. Çıkmak isteyen ortağın talebi, kural olarak şirket tüzel kişiliğine yöneltilir.

Diğer ortağın veya müdürün olaya sebep olduğu iddiası, yalnız çıkma ve ayrılma akçesi isteminin doğrudan o kişiye yöneltilebileceği anlamına gelmez. Müdürün azli, kişisel sorumluluğu veya pay satış sözleşmesinden doğan ödeme borcu ayrı hukuki sebeplere dayanabilir. Davalıların, taleplerin ve gerekiyorsa birlikte dava koşullarının doğru kurulması gerekir.

Yargıtay: Çıkma talebinin muhatabı şirkettir

11. Hukuk Dairesi, 01.07.2024, E.2023/1384, K.2024/5393 sayılı kararında, çıkma ve ayrılma akçesi taleplerinin şirkete yöneltilmesi gerektiği; gerçek kişi ortağın sırf bu sıfatıyla söz konusu taleplerin davalısı olmayacağı yönündeki değerlendirmeyi koruyan bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır. Ayrı bir sözleşme veya sorumluluk talebinin tarafları ise ayrıca değerlendirilir.

Karar tam metni

Görev, yetki ve süreler

Şirket ortaklığına ilişkin bu uyuşmazlıklarda görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir; ayrı ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde ilgili görevlendirme dikkate alınır. Ortaklık sıfatından kaynaklanan davalarda şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi, HMK m.14/2 kapsamında önemlidir. TTK m.597 de değer tespiti için şirket merkezindeki asliye ticaret mahkemesini açıkça gösterir.

TTK m.638/2’de haklı sebeple çıkma için özel bir üç aylık dava süresi yazılı değildir. Buna karşılık sözleşmesel bildirim süreleri, başka ortakların çıkmaya katılması, çıkarma kararına itiraz ve para alacakları bakımından farklı süreler bulunabilir. Çıkarma kararına itiraz için öngörülen süreyi doğrudan çıkma davasına uygulamak doğru olmaz.

Ortaklıktan çıkma davasında arabuluculuk zorunlu mu?

Yalnızca ortaklık sıfatını sona erdirmeye yönelik çıkma talebi, bir miktar paranın ödenmesini amaçlayan alacak talebinden farklıdır. TTK m.5/A’daki dava şartı arabuluculuk, kanunda belirtilen ticari para uyuşmazlıkları yönünden değerlendirilir. Ayrılma akçesinin tahsili, kâr payı veya ayrı bir alacak talebinin eklenmesi bu incelemeyi etkileyebilir.

Çıkma ile ayrılma akçesinin birlikte talep edildiği davalarda, taleplerin niteliği ve birlikte ileri sürülmesinin arabuluculuğa etkisi konusunda farklı değerlendirmelerle karşılaşılabilir. Bu nedenle bütün çıkma dosyaları için “mutlaka zorunludur” veya “hiç gerekmez” şeklinde tek bir cevap verilmemelidir. Başvuru yapılmadan önce talep sonucu ve uygulanacak yargı yaklaşımı değerlendirilmelidir.

Arabuluculuk veya müzakere yoluyla anlaşma sağlanırsa pay devrinin şekli, şirket onayı, ödeme planı ve teminatlar da ayrıca kurulmalıdır. Uyuşmazlığın sulhen çözülmesi, şirketler hukukundaki emredici kuralların göz ardı edilmesini sağlamaz.

Ayrılma akçesi ve payın gerçek değeri nasıl belirlenir?

TTK m.641/1 uyarınca şirketten ayrılan ortak, esas sermaye payının gerçek değerine uygun ayrılma akçesini isteme hakkına sahiptir. Bu tutar, şirket kuruluşunda yatırılan sermayenin aynen geri verilmesi veya yalnızca ticaret sicilinde yazılı sermayenin pay oranıyla çarpılması değildir. Şirketin ekonomik durumu ve paya isabet eden değer incelenir.

Değerleme yapılırken şirketin faaliyet konusu ve yapısına uygun yöntem seçilir. Taşınmazların defterdeki eski kayıt değeri ile güncel piyasa değeri aynı olmayabilir. Buna karşılık yalnız taşınmazları toplayıp borçları dikkate almamak da hatalıdır. Mali ve teknik uzmanlık gerektiren farklı varlıklar için uygun bilirkişi incelemesi gerekebilir.

  • Taşınmaz, makine, araç, stok ve diğer varlıkların gerçek ekonomik değeri.
  • Banka mevcudu, alacakların tahsil kabiliyeti ve şirketin borçları.
  • Devam eden sözleşmeler, işletmenin gelir üretme kapasitesi ve somut olayda değer taşıyan ticari unsurlar.
  • Vergi ve SGK yükümlülükleri, dava ve takipler ile değerlemeyi etkileyen mali riskler.
  • Şirketin üçüncü kişilerdeki hakları, ilişkili işlemler ve açıklanmayan malvarlığı hareketleri.
  • Değerleme tarihi, pay oranı ve aynı unsurun hesapta iki kez sayılmaması.

Yargıtay: Yalnız defter değeriyle hesap yapılamaz

11. Hukuk Dairesi, 04.10.2017, E.2016/2571, K.2017/5023 sayılı kararında, ayrılma akçesinin şirket malvarlığının karar tarihine en yakın gerçek değeri üzerinden belirlenmesi gerektiğini açıklamıştır. Defter kayıtlarındaki bilanço değerini esas alan raporla hüküm kurulması bozma sebebi sayılmıştır. Raporun güncelliği ve kullandığı yöntem, tutarın kendisi kadar önemlidir.

Karar tam metni

Basitleştirilmiş bir hesap örneği

İnceleme sonunda şirketin paylara esas alınabilecek gerçek net değeri 12 milyon TL, ayrılan ortağın payı %25 kabul edilmişse, başlangıç hesaplaması 3 milyon TL olur. Bu yalnız yöntemi anlatan bir örnektir: Kullanılacak değerleme yaklaşımı, ayrı alacaklar, sözleşmesel hükümler ve hukuken dikkate alınacak diğer unsurlar sonucu değiştirebilir. Hesaplanan tutarın tamamının aynı anda tahsil edilebilmesi ayrıca TTK m.642’ye bağlıdır.

Şirketin pozitif bir değeri bulunmaması ile mevcut bir ayrılma akçesinin henüz ödenebilir olmaması farklıdır. Zarar eden veya borca batık bir şirketten ayrılan ortağa mutlaka olumlu bir pay bedeli çıkacağı söylenemez. Negatif değer hesabı, limited şirket ortağını yalnız bu nedenle şirket zararını şahsen ödeme borcu altına sokmaz; ödenmemiş sermaye, geçerli ek ödeme yükümlülükleri ve diğer özel sorumluluklar ayrıca incelenir.

Pay karşılığı nasıl alınır? TTK 642’ye göre ödeme ve muacceliyet

Çıkma hakkının tanınması, ayrılma akçesinin miktarının belirlenmesi ve bedelin ödenebilir hâle gelmesi ayrı aşamalardır. Muacceliyet, alacağın ödenmesinin hukuken istenebilir hâle gelmesini ifade eder. TTK m.642, şirketin ve diğer alacaklıların korunması için özel ödeme koşulları öngörür.

Kanundaki durumÖdeme açısından anlamı
Kullanılabilir özkaynakŞirketin kullanılabilir özkaynak üzerinde tasarruf etmesi değerlendirilir. Kasada para bulunması ile hukuken kullanılabilir özkaynak bulunması aynı şey değildir.
Payların devredilebilmesiAyrılan kişinin paylarının devredilebilmesi, kanundaki alternatif muacceliyet durumlarından biridir.
Sermayenin azaltılmasıİlgili hükümlere uygun sermaye azaltımı yapılmışsa kanundaki ödeme koşulu gündeme gelir; salt azaltma düşüncesi yeterli değildir.

Bu üç durum birbirinin alternatifi olarak düzenlenmiştir; kanun bu hâllerde ayrılma akçesinin ayrılmayla muaccel olmasını öngörür. Şirketin ayrılan ortağın paylarını kendisinin edinmesi söz konusuysa TTK m.612’deki sınırlar da ayrıca gözetilir. Bu hükümlerden, belirli bir oranı aşan her ortağın çıkma hakkının bütünüyle bulunmadığı sonucu çıkarılmamalıdır.

Ödenmeyen kısım ne olur?

TTK m.642/3’e göre ayrılma akçesinin ödenmeyen kısmı, şirkete karşı bütün alacaklılardan sonra gelen bir alacak oluşturur; yıllık raporda kullanılabilir özkaynak tutarının tespitiyle muaccel hâle gelir. Bu nedenle yalnızca yüksek bir bedelin hesaplanması, tahsilin aynı anda ve tam olarak gerçekleşeceğini göstermez. Mali tabloların, ödeme kaynağının ve alacağın sırasının incelenmesi gerekir.

Faiz ve icra takibi

Faiz başlangıcı; hükmün içeriği, muacceliyet, temerrüt ve talep kapsamına göre ele alınır. “Her dosyada dava tarihinden faiz işler” veya “her dosyada kesinleşme tarihi yeterlidir” denemez. Mahkeme yalnız değer tespiti yapmışsa bu karar, ödeme emri içeren bir eda hükmüyle aynı değildir. İlamlı icra için hükmün niteliği, kesinleşme gereği ve infaz edilebilirliği ayrıca kontrol edilir.

Yargıtay: Bedel ile ödeme zamanı aynı mesele değildir

11. Hukuk Dairesi, 15.05.2024, E.2023/289, K.2024/3925 sayılı kararında faiz değerlendirmesinde TTK m.642/3’teki muacceliyet düzenlemesinin gözetilmesi gerektiğine işaret etmiştir. Alt mahkemenin faizi hükmün kesinleşme tarihinden başlatan sonucu, karşı taraf temyiz etmediği için aleyhe bozma yasağı nedeniyle değiştirilmemiştir. Bu usulî sonuç, kesinleşme tarihini bütün dosyalara uygulanacak değişmez faiz kuralı hâline getirmez.

Yargıtay resmî karar metni

Büromuz, bedelin yalnız hesaplanmasını değil, ödeme ve tahsil imkânının da baştan değerlendirilmesini önemser. Şirketin ödeme gücü, teminat seçenekleri ve gerektiğinde icra takibi, aynı hukuki planın parçalarıdır.

Ortaklıktan ayrılma süreci ve çıkma davasının aşamaları

  1. Ortaklık yapısı ve hedefin belirlenmesi

    Şirket sözleşmesi, pay durumu ve sicil kayıtları incelenir. Hedefin pay satışı, haklı çıkma, bedel tespiti veya şirketin feshi olup olmadığı netleştirilir.

  2. Deliller ve mali durum incelemesi

    Haklı sebeplere ilişkin olaylar kronolojik olarak ortaya konulur. Şirketin varlıkları, borçları, bilgi verme tutumu ve mevcut ödeme imkânı değerlendirilir.

  3. Anlaşma ve dava öncesi usul

    Uygun görülürse çıkış protokolü ve ödeme teminatları müzakere edilir. Taleplerin niteliğine göre gerekli arabuluculuk ve diğer hazırlıklar tamamlanır.

  4. Dava ve geçici koruma talepleri

    Doğru davalıya karşı çıkma ve gerekli mali talepler ileri sürülür. Somut risk varsa TTK m.638/2 ve ilgili usul hükümleri çerçevesinde tedbir istenir.

  5. Şirket kayıtları ve bilirkişi incelemesi

    Haklı sebepler araştırılır; bedel istenmişse şirketin gerçek değeri incelenir. Eksik kayıt, hatalı yöntem veya güncelliğini yitiren değerlemeye ilişkin itirazlar sunulur.

  6. Karar ve kanun yolu değerlendirmesi

    Çıkma, bedel, ödeme şartları, faiz ve giderler yönünden verilen hüküm ayrı ayrı incelenir. Başvurulabilecek kanun yolları hükmün türüne göre belirlenir.

  7. Çıkışın uygulanması ve tahsil

    Gerekli kesinleşme, sicil ve şirket kayıtları takip edilir. Muaccel alacakların ödenmesi, teminatların kullanılması ve gerekiyorsa icra süreci yürütülür.

Mahkeme ortaklıktan çıkma davası sonunda hangi kararları verebilir?

Hüküm, dava dilekçesindeki talepler ve bunların hukuki koşulları çerçevesinde kurulur. Ortaklıktan çıkma isteminin kabulü, ileri sürülen bütün para taleplerinin de aynı şekilde kabul edileceğini göstermez.

Olası sonuçHukuki anlamı
Çıkma talebinin kabulüHaklı sebepler ispatlanmışsa ortağın şirketten çıkmasına karar verilir. Hükmün ortaklık sıfatına etkisi kesinleşme çerçevesinde değerlendirilir.
Ayrılma akçesine ilişkin hükümTalep kapsamı, gerçek değer ve TTK m.642 koşulları değerlendirilerek bedel ve ödeme yönünden karar kurulur.
Çıkmanın kabulü, bedel talebinin reddiHaklı çıkış mümkün olduğu hâlde olumlu ayrılma değeri bulunmayabilir. Çıkma hakkı ve bedel hesabı ayrı değerlendirilir.
Davanın esastan reddiHaklı sebebin kanıtlanamaması, davacı veya davalı sıfatının bulunmaması ya da talebin diğer maddi koşullarının gerçekleşmemesi hâlinde istem reddedilebilir.
Usule ilişkin kararGörev, yetki ve diğer dava şartlarına ilişkin eksiklikler, esas incelenmeden karar verilmesine yol açabilir.
Sulh veya başka bir sona ermeTarafların anlaşması, geçerli devir veya davayı etkileyen başka bir olayın usulî sonucu değerlendirilir; giderler ve bedel hükümleri açıklaştırılır.

Çıkış kabul edildiği hâlde ayrılma akçesi verilmeyebilir

11. Hukuk Dairesi, 20.05.2019, E.2018/2631, K.2019/3930 sayılı kararında, ortağın çıkmasına izin verilirken şirketin mali durumu nedeniyle ayrılma akçesi isteminin reddedildiği hükmü onamıştır. Dolayısıyla borca batıklık, tek başına haklı çıkışın imkânsız olduğunu göstermez; olumlu bir pay bedeli bulunması ise ayrı bir sorudur.

Yargıtay resmî karar metni

Mahkeme çıkma davasında şirketi kendiliğinden kapatır mı?

Çıkma davası ile şirketin feshi davası farklıdır. Sadece ortaklıktan çıkma istenmişken, her dosyada kendiliğinden şirketin feshi sonucuna gidileceği söylenemez. TTK m.636/3 kapsamındaki haklı sebeple fesih davasında ise mahkeme, fesih yerine davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenerek şirketten çıkarılmasına veya uygun başka bir çözüme karar verebilir. Bu özel alternatif yetki, dava türleri karıştırılmadan değerlendirilmelidir.

Şirketin bütünüyle sona erdirilmesini gerektiren durumlar için şirketin feshi, tasfiyesi ve kapatılması sayfamızda ayrı bir açıklama bulunmaktadır.

Dava sürerken ortaklık hakları korunabilir mi?

TTK m.638/2, mahkemeye istem üzerine davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tamamının dondurulmasına ya da durumunun güvence altına alınması için başka önlemlere karar verme imkânı tanır. Tedbir için bekleyen uyuşmazlık, karşılaşılan somut tehlike ve istenen önlemin ölçülülüğü açıklanmalıdır.

Şirket malvarlığının elden çıkarılması, kayıtların gizlenmesi veya davacının haklarını kullanmasının engellenmesi iddiaları, uygun delillerle birlikte ele alınır. Her davada şirket hesaplarının tamamının bloke edilmesi veya otomatik kayyım atanması söz konusu değildir. Kayyım ya da temsil sorunu varsa şirketin işleyişi ve taraflar arasındaki menfaat çatışması ayrıca incelenir.

Müdürün azli veya yönetim yetkisinin sınırlandırılması ihtiyacı da doğabilir. Bu talepler TTK m.630 ve ilgili usul kuralları bakımından kendi koşullarına sahiptir; çıkma talebinin içine gerekçesiz biçimde eklenmemelidir. Müdürlük ve ortaklık sıfatları farklı olduğundan, her bir talebin amacı ve muhatabı ayrıca belirlenir.

Ortaklık içi hak ve borçların tedbiren dondurulması, vergi dairesi, SGK, banka veya diğer üçüncü kişilerin haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Tedbirin kapsamı mahkeme kararından okunmalıdır.

Başka ortaklar da çıkmaya katılabilir mi?

TTK m.639, bir ortağın şirket sözleşmesine dayanarak çıkma istemesi veya haklı sebeple çıkma davası açması durumunda diğer ortaklar için özel bir katılma imkânı düzenler. Müdürler, diğer ortakları gecikmeksizin bilgilendirmekle yükümlüdür.

Diğer ortak, haberin kendisine ulaşmasından itibaren bir ay içinde, kanundaki koşullara göre sözleşmesel çıkmaya katılacağını müdürlere bildirebilir veya açacağı dava ile haklı sebeple çıkma davasına katılabilir. Süre, otomatik olarak ilk davanın açıldığı günden başlamaz. Her ortağın kendisi yönünden gerekli koşulları değerlendirilir; yalnız bir ortağın çıkmak istemesi bütün ortaklara koşulsuz çıkış hakkı vermez.

Çıkan ortaklar esas sermaye paylarıyla orantılı olarak eşit işleme tabi tutulur. Kanun, bu katılma düzeninin şirket sözleşmesi veya haklı sebep dolayısıyla bir ortağın çıkarılması durumunda uygulanmayacağını ayrıca belirtir.

İki ortaklı şirkette çıkma ve çıkarma: 2026 güncel ayrım

İki ortaklı bir limited şirkette diğer ortağın ayrılmaya karşı çıkması, haklı sebebe dayanan çıkma davasını tek başına engellemez. Limited şirketin tek ortakla devam etmesi kanunen mümkün olduğundan, bir ortağın ayrılması her durumda şirketin zorunlu olarak tasfiye edilmesi anlamına gelmez. Payların akıbeti ve bedelin karşılanması ise ayrıca planlanmalıdır.

Çıkma, ortağın kendi ortaklık ilişkisini sona erdirmek istemesidir. Çıkarma, ortağın kendi iradesi dışında şirketten uzaklaştırılmasıdır. TTK m.638 ile m.640’ın koşulları ve talep sahipleri aynı değildir.

Anayasa Mahkemesinin iki ortaklı şirketlere ilişkin kararı

AYM’nin 25.12.2025 tarihli, E.2025/128, K.2025/273 sayılı kararı, 17.03.2026 tarihli ve 33199 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Kararla TTK m.616/1-h bendi ile m.621/1-h’deki haklı sebeple çıkarma için mahkemeye başvurulmasına ilişkin ibare, yalnız iki ortaklı limited şirketler yönünden iptal edilmiştir. TTK m.621’in bütünü veya ortağın kendi çıkma hakkını düzenleyen m.638/2 iptal edilmemiştir.

Bu nedenle eski kararların iki ortaklı şirkette çıkarma başvurusu için aradığı genel kurul kararına ilişkin açıklamalar güncel hukukla birlikte okunmalıdır. İptal, diğer ortağın her durumda ve otomatik olarak çıkarılabileceği anlamına gelmez; haklı sebep, şirket adına başvuru ve temsil konuları ayrıca değerlendirilir.

AYM resmî karar kaydı

Anonim şirkette ve adi ortaklıkta aynı dava açılabilir mi?

Anonim şirket pay sahibine, limited şirket ortağındaki TTK m.638/2 ile aynı nitelikte genel bir haklı sebeple çıkma davası tanınmış değildir. Pay devri, sözleşmesel alım ve satım düzenlemeleri ve varsa özel kanuni ayrılma hakları değerlendirilir.

TTK m.531 uyarınca gerekli pay oranını taşıyan anonim şirket ortakları haklı sebeple fesih davası açabilir. Mahkeme bu davada fesih yerine davacıların paylarının karar tarihine en yakın gerçek değerinin ödenerek çıkarılmasına veya uygun başka bir çözüme karar verebilir. Bu, her anonim şirket ortağının koşulsuz biçimde şirketten bedel isteyerek ayrılmasıyla aynı değildir.

Adi ortaklıkta ise Türk Borçlar Kanunu m.633–636 başta olmak üzere farklı hükümler uygulanır. Ortaklık sözleşmesindeki devam düzeni, payın tasfiyesi, borçlardan kurtarma veya güvence ve tamamlanmamış işler ele alınır. Limited şirkete ilişkin kurallar adi ortaklığa doğrudan uygulanamaz; özellikle zarara katılma ve üçüncü kişilere karşı sorumluluk farklı sonuçlar doğurabilir.

Hangi belgeler gerekir? Süre ve masraflar nasıl belirlenir?

Dosyanın kapsamına göre aşağıdaki kayıtlar incelenir. Ortağın erişemediği belgelerin usulüne uygun şekilde getirtilmesi de hukuki hazırlığın parçasıdır. Belge temininde hukuka uygunluk ve şirket sırlarının korunması gözetilmelidir.

  • Şirket sözleşmesi ve değişiklikleri, güncel ticaret sicili kayıtları ve pay defteri.
  • Pay edinim veya devir sözleşmeleri, ortaklık protokolleri ve ödeme belgeleri.
  • Genel kurul ve müdürler kurulu kararları, çağrılar, ihtarlar ve bildirimler.
  • Haklı sebepleri gösteren yazışmalar, bilgi alma talepleri ve mevcut dava dosyaları.
  • Finansal tablolar, banka ve muhasebe kayıtları, ortak cari hesapları.
  • Taşınmaz, araç, marka, sözleşme, alacak ve borçlara ilişkin kayıtlar.
  • Şahsi kefalet, aval, ipotek ve diğer teminat belgeleri.

Şirketin ortaklık, temsil ve geçmiş karar bilgilerinin hangi kaynaklardan incelenebileceği için şirket bilgileri sorgulama yazımız da kullanılabilir. Sicil verileri, şirketin bütün mali durumunu tek başına göstermeyebilir.

Dava ne kadar sürer ve ne kadar masraf çıkar?

Süre; tebligatlar, taraf sayısı, kayıtların toplanması, bilirkişi incelemesi, varlıkların çeşitliliği ve kanun yolu süreçlerine göre değişir. Her dosya için sabit bir bitiş tarihi verilemez. Harç rejimi de yalnız çıkma, değer tespiti ve para tahsili taleplerinde aynı kabul edilmemelidir. Para talebinde tutara bağlı nispi harç; ayrıca bilirkişi, keşif, tebligat ve diğer yargılama giderleri gündeme gelebilir.

Avukatlık hizmetinin kapsamı; müzakere, protokol hazırlığı, dava, değerleme raporlarının denetimi ve tahsil işlemleri birlikte görüşülerek belirlenir. İlk değerlendirmede taleplerin ayrıştırılması, gereksiz dava ve eksik başvuru riskini azaltır.

Ortaklıktan çıkıp ayrılınca şirket borçları ve kefaletler sona erer mi?

Ortaklık sıfatının sona ermesi, geçmiş bütün sorumlulukların silinmesi anlamına gelmez. Ödenmemiş sermaye, geçerli ek ödeme yükümlülükleri, yöneticilikten kaynaklanan sorumluluk, kamu borçlarına ilişkin özel hükümler ve kişisel teminatlar ayrı ayrı incelenir.

Limited şirket ortağının kamu borçları bakımından sorumluluğunda, 6183 sayılı Kanun m.35 ve ilgili özel kurallar önemlidir. Ortağın aynı zamanda kanuni temsilci olması farklı bir sorumluluk değerlendirmesi de gerektirebilir. Hangi döneme ait borcun kimden istenebileceği; pay devri, çıkış, temsil ve borcun doğduğu dönemler birlikte incelenerek belirlenir.

Banka kredisine verilmiş şahsi kefalet veya aval, şirketten ayrılınca kendiliğinden kaldırılmış sayılmaz. Ortaklar arasındaki “bundan sonra bütün borçları diğer ortak öder” anlaşması da üçüncü kişilerin haklarını her durumda bağlamaz. Çıkış protokolü hazırlanırken bu yükümlülükler ve gerekli alacaklı onayları ayrıca ele alınmalıdır.

Çıkışın hukuki sonucu doğduktan sonra şirket, pay defteri ve sicil kayıtlarının uygun hâle getirilmesi takip edilir. Pay geçişlerinde TTK m.598 uyarınca müdürlerin tescil başvurusu ve süresinde başvuru yapılmaması hâlinde ayrılan ortağın sicile başvuru imkânı bulunur. Mahkeme kararıyla çıkışta ise hükmün içeriği ve gerekli kesinleşme belgeleri esas alınır.

Ticaret ve şirketler hukuku

Eskişehir’de ortaklıktan çıkma ve ayrılma için hukuki destek

Şirketten ayrılma kararı; ortaklık bağını sona erdirirken payın ekonomik karşılığını, geçmiş borçları ve devam eden teminatları birlikte ele almayı gerektirir. Yanlış dava türü, eksik talep, güncel olmayan değerleme veya tahsil güvencesi bulunmayan bir protokol, çıkış sonrasında yeni uyuşmazlıklar doğurabilir.

Avukat Emre Taş Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak şirket sözleşmesinin ve kayıtların incelenmesi, anlaşmalı çıkış ve pay devri protokollerinin hazırlanması, TTK m.597 kapsamında değer belirlenmesi, haklı sebeple çıkma davaları, ihtiyati tedbir talepleri ve ayrılma akçesinin tahsili konularında hukuki danışmanlık ve temsil hizmeti sunuyoruz.

Çıkış yolunun belirlenmesi ve mali taleplerin hazırlanması için ortaklık yapısı, şirketin faaliyetleri ve mevcut belgeler üzerinden değerlendirme yapılması gerekir. Şirketler Hukuku hizmetlerimiz kapsamında uyuşmazlığın şirketin devamına ve ortakların haklarına etkisini birlikte ele alıyoruz.

Ortaklıktan çıkma ve ayrılma hakkında sık sorulan sorular

Diğer ortak izin vermiyorsa şirketten çıkabilir miyim?

Limited şirkette haklı sebepler varsa diğer ortağın onayı aranmadan mahkemeden çıkma kararı istenebilir. Ancak izin verilmemesi tek başına bütün koşulların gerçekleştiğini göstermez; haklı sebepler ve deliller incelenir.

Noterden istifa veya ihtar göndermek yeterli mi?

Her durumda yeterli değildir. Şirket sözleşmesinde tanınmış çıkma hakkı varsa bildirim ve koşullar incelenir. Böyle bir hak bulunmadığında tek taraflı bildirim, haklı sebeple çıkma davasının veya geçerli pay devrinin yerine geçmez. Müdürlükten istifa da ortaklığı tek başına bitirmez.

Önce TTK 597’ye göre değer tespiti davası açmam şart mı?

Hayır. Koşulları varsa doğrudan haklı sebeple çıkma davası açılarak ayrılma akçesine ilişkin talepler ileri sürülebilir. Ayrı değer tespiti yolunun gerekli veya uygun olup olmadığı uyuşmazlığın niteliğine bağlıdır.

TTK 597 ile ortakları payımı satın almaya zorlayabilir miyim?

Bu hüküm tek başına böyle bir satın alma zorunluluğu yaratmaz. Kanun veya şirket sözleşmesinde gerçek değer öngörülen bir hukuki ilişkinin bulunması gerekir. Değerin belirlenmesi, çıkış ve tahsil kararları birbirinden ayrılır.

Şirketin sermayesi düşükse alacağım bedel de düşük mü olur?

Ayrılma akçesi yalnız nominal sermayeye bakılarak belirlenmez. Şirketin gerçek değeri, varlıkları, borçları ve ekonomik yapısı incelenir. Bu değer sermayeden yüksek olabileceği gibi düşük veya negatif de olabilir.

Şirket zarardaysa ortaklıktan çıkamaz mıyım?

Zarar veya borca batıklık, haklı sebeple çıkmayı tek başına engellemez. Bununla birlikte pozitif bir ayrılma akçesi bulunmayabilir. Çıkış hakkı ile ödeme alınabilecek bedelin varlığı ayrı değerlendirilir.

Dava açınca ortaklık ve borçlarım hemen biter mi?

Hayır. Haklı sebeple çıkma davasının açılması ortaklık sıfatını kendiliğinden sona erdirmez. Gerekli geçici koruma ayrıca istenebilir. Geçmiş kamu borçları, kişisel kefalet ve diğer özel sorumluluklar da ayrı incelenir.

Pay bedelini şirket mi, diğer ortak mı öder?

Şirketten çıkmaya bağlı ayrılma akçesinde kural olarak şirket muhataptır. Payın başka kişiye satılmasında ise satış bedelinin borçlusu devir sözleşmesine göre belirlenir. Diğer ortak sırf ortak olduğu için otomatik olarak ayrılma akçesi borçlusu olmaz.

Çıkma kararını alınca bedelin tamamını hemen alabilir miyim?

Her durumda değil. Gerçek değerin belirlenmesinin yanında TTK m.642’deki muacceliyet ve ödeme koşulları incelenir. Hükmün içeriği, kullanılabilir özkaynak, pay devri veya sermaye azaltımı ve ödenmeyen kısmın alacak sırası önemlidir.

İki ortaklı şirketten biri çıkarsa şirket kapanır mı?

Limited şirket tek ortakla devam edebilir. Ancak ayrılan payların akıbeti ve bedelin karşılanması usulüne uygun biçimde çözülmelidir. Çıkma ile şirketin feshi aynı hukuki işlem değildir.

Çıkma davasında müdürün azli de istenebilir mi?

Somut olayda azil veya yönetim yetkisinin sınırlandırılması talebi gündeme gelebilir. Bunun için TTK m.630’daki koşullar, doğru taraflar ve taleplerin birlikte ileri sürülmesinin usulü ayrıca incelenir. Çıkma istemi kendiliğinden azil sonucu doğurmaz.

Şirkete verdiğim borç ayrılma akçesinin içinde midir?

Her zaman değildir. Ortağın şirkete verdiği borç, ortak cari hesabı, doğmuş kâr payı ve payın ekonomik değeri ayrı kalemler olabilir. Bir yandan alacağın atlanmaması, diğer yandan aynı değerin iki kez hesaba katılmaması gerekir.

İlgili mevzuat ve araştırma kaynakları

KaynakSayfadaki temel konu
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunum.5/A arabuluculuk; m.595–598 pay devri, gerçek değer ve tescil; m.612 şirketin kendi payları; m.614 bilgi alma; m.630 müdür azli; m.636/3 fesih alternatifi; m.638–642 çıkma, katılma, çıkarma ve ayrılma akçesi; m.531 anonim şirket.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri KanunuYetki, talep kapsamı, ispat, bilirkişi incelemesi, geçici hukuki koruma ve kanun yolları.
6098 sayılı Türk Borçlar KanunuAdi ortaklıkta ayrılma ve payın tasfiyesi; sözleşme, temerrüt ve teminatların ilgili hükümleri.
6183 sayılı KanunLimited şirket ortaklarının kamu alacaklarına ilişkin özel sorumluluğu.
AYM, E.2025/128, K.2025/273İki ortaklı limited şirketlerde haklı sebeple çıkarma için mahkemeye başvuruya ilişkin 2026 yılında yayımlanan iptal kararı.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 11. Hukuk Dairesi kararları, ilgili bölümlerde tarih ve esas/karar numaralarıyla açıklanmıştır. Kararların olayları ve hüküm sınırları birlikte değerlendirilmiş; taraf iddiaları veya karşı oylar çoğunluğun kabulü gibi aktarılmamıştır.

Tamamlayıcı özgün araştırmalar: Burçak Tatlı, Limited Şirketlerde Çıkma, Çıkarma ve Ayrılma Akçesi (2021); Emine Özdamar, Ayrılma Akçesinin Hesaplanması Bakımından Gerçek Değer Kavramı (2023); Sevgi Bozkurt Yaşar, çıkma ve ayrılma akçesinin birlikte talebinde ticari dava şartı arabuluculuk (2025). Bu yayınlar öğretideki değerlendirmelerdir; mahkeme kararı yerine geçmez.

Hazırlayan: Avukat Emre Taş Hukuk ve Danışmanlık Bürosu · Son kontrol: 27 Eylül 2026.

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Şirketin durumu, talepler ve izlenecek yol somut olayın belgeleri üzerinden değerlendirilir.