
İcra Hukuku · Borçlunun Başvuru Yolları
İcraya / Borcaİtiraz
Takip türüne göre itiraz süresi ve yeri; yetki, zamanaşımı, ödeme, imza itirazı ile şikâyet ve takibin durması hakkında kapsamlı rehber.
Ön Görüşme Talebiİcra Takibine İtiraz Etmek İçin Önce Ne Yapılmalı?
İcraya veya borca itiraz, ödeme emrinde istenen borca, imzaya, yetkiye ya da takibin koşullarına karşı kanunun tanıdığı başvuru yolunun kullanılmasıdır. Ancak bütün takiplerde aynı yere ve aynı sürede itiraz edilmez. Genel haciz yoluyla ilamsız takipte icra dairesine yapılan itirazla, kambiyo takibinde icra mahkemesine yapılan borca itiraz ve ilamlı takipte icranın geri bırakılması birbirinden farklıdır.
Size bir ödeme veya icra emri geldiyse önce takip türünü, dosya numarasını, tebliğ tarihini, alacaklının dayandığı belgeyi ve istenen tutarı belirleyin. Başlıkta yalnız “ödeme emri” yazması yeterli değildir; belgenin içeriği ve takip yolu birlikte incelenmelidir.
- Dosya ve tebligatı alın. Ödeme/icra emrinin bütün sayfaları, takip talebi, ek belgeler ve tebliğ mazbatası veya elektronik tebligat kaydı birlikte görülmelidir.
- Son başvuru gününü belirleyin. Ödeme süresi ile itiraz süresini ayırın. Alacaklıyla görüşme veya ödeme planı konuşulması süreyi kendiliğinden durdurmaz.
- Doğru başvuru yolunu seçin. İcra dairesine itiraz, icra mahkemesine başvuru, şikâyet veya genel mahkemede dava seçeneklerinden uygun olanı belirleyin.
- İtirazı ve gerekli koruma talebini sunun. Borca karşı çıkmakla haciz veya satışın durmasını istemek her dosyada aynı işlem değildir. Başvurunun kayda girdiğini belgeleyin.
Takip yollarının genel özellikleri, gerekli belgeler ve açılış işlemleri için İcra Takibi Başlatma rehberimizi; hizmet kapsamı için İcra Hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Takip Türlerine Göre İtiraz Yeri, Süresi ve Etkisi
Aşağıdaki süreler kural olarak ilgili ödeme, icra veya tahliye emrinin usulüne uygun tebliğine göre değerlendirilir. Özel şikâyet sebepleri, sonradan doğan ödeme ve zamanaşımı iddiaları ile usulsüz tebligat aynı süreye tabi olmayabilir.
| Takip Türü | Başvuru Yeri ve Temel Süre | Takibe Etkisi / Açıklama | Kanuni Dayanak |
|---|---|---|---|
| Genel haciz yoluyla ilamsız takip | İcra dairesine, kural olarak 7 gün içinde. | Süresindeki itiraz, itiraz edilen bölüm yönünden takibi durdurur. | İİK m.62, 66 |
| Kambiyo senetlerine özgü haciz | Borca, yetkiye veya imzaya itiraz için icra mahkemesine 5 gün içinde. | İtiraz satış dışındaki takip işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. Geçici durdurma ayrıca değerlendirilir; ödeme süresiyle karıştırılmaz. | İİK m.168–170 |
| İlamlı takip | İİK m.33 kapsamındaki tebliğ öncesi itfa, imhal ve zamanaşımı iddialarında icra mahkemesine 7 gün içinde. | Genel ilamsız takipteki gibi icra dairesine borca itiraz edilmez. İcranın geri bırakılması, şikâyet ve kanun yolu ayrı değerlendirilir. | İİK m.33, 33/a, 36 |
| Taşınır rehninin paraya çevrilmesi — ilamsız | İcra dairesine, kural olarak 7 gün içinde. | Borca ve gerekiyorsa rehin hakkına açıkça itiraz edilir. Yalnız rehin hakkına itirazın kendine özgü sonuçları vardır. | İİK m.146–147 |
| İpoteğin paraya çevrilmesi — ilamsız | Borçlu veya üçüncü kişi için icra dairesine 7 gün içinde. | Ödeme emrine itiraz mümkündür; rehin hakkı bu itirazın konusu yapılamaz. İpoteğin iptali ayrı dava konusu olabilir. | İİK m.149/b, 150–150/a |
| Rehin veya ipoteğin paraya çevrilmesi — ilamlı | İcra mahkemesine; belgenin ve özel usulün gerektirdiği süre içinde. | İcranın geri bırakılması ve özel şikâyet kuralları uygulanır. Banka kredi belgelerinde özel ispat koşulları bulunabilir. | İİK m.149–149/a, 150/ı ve ilgili hükümler |
| Kira alacağı ve tahliye | İcra dairesine, kural olarak 7 gün içinde. | İtiraz takibi durdurur. Kira sözleşmesi ve imza inkârı açık olmalıdır; ödeme için tanınan süre farklıdır. | İİK m.269–269/d; TBK m.315 |
| Tahliye taahhüdüne dayanan ilamsız tahliye | Tahliye emrine karşı icra dairesine 7 gün içinde. | İtiraz takibi durdurur. Taahhüdün geçerliliği, imza ve diğer savunmalar belgenin niteliğine göre incelenir. | İİK m.272–275; TBK m.352/1 |
| Merkezî Takip Sistemi — MTS | 7 gün içinde herhangi bir icra dairesine veya güvenli elektronik imzayla MTS üzerinden. | Süresindeki borca itiraz takibi durdurur. Yalnız yetki itirazında özel devam kuralları vardır. | 7155 sayılı Kanun m.7 |
| Genel iflas yoluyla takip | İcra dairesine 7 gün içinde. | İtirazla takip durur; alacaklı itirazın kaldırılmasını ve iflası asliye ticaret mahkemesinde isteyebilir. | İİK m.155–156, 158 |
| Kambiyo senetlerine özgü iflas | İtiraz ve şikâyetler, sebepleriyle birlikte icra dairesine 5 gün içinde. | Kambiyo haczindeki icra mahkemesi başvurusuyla karıştırılmamalıdır. Uyuşmazlık iflas davasında asliye ticaret mahkemesinde incelenir. | İİK m.171–174 |
İİK, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nu; TBK, Türk Borçlar Kanunu’nu ifade eder. Vergi ve diğer kamu alacaklarının 6183 sayılı Kanun kapsamında tahsili ayrı bir rejimdir. Vergi dairesinin ödeme emrine karşı, m.58 kapsamında kural olarak 15 gün içinde görevli vergi mahkemesinde dava yolu gündeme gelir; özel kamu alacaklarında görev ayrıca incelenir. Bu süreç, icra dairesine verilen 7 günlük borca itiraz dilekçesiyle yürütülmez.
İtiraz, Şikâyet ve Dava Arasındaki Fark
Günlük dilde “icraya itiraz” denilen her başvuru hukuken borca itiraz değildir. Yanlış işlem hakkında yanlış yola başvurulması, sürenin veya talep edilen korumanın kaçırılmasına neden olabilir.
| Başvuru | Ne İçin Kullanılır? | Temel Dayanak |
|---|---|---|
| Borca / takibe itiraz | Borcun varlığı, miktarı, vadesi, zamanaşımı, imza veya yetki gibi konularda takip türüne uygun karşı çıkış. | İİK m.62, 168–170 ve özel hükümler |
| Şikâyet | İcra dairesinin kanuna aykırı işlemi, yapılması gereken işlemin yapılmaması veya sebepsiz geciktirilmesi gibi icra usulü sorunları. | İİK m.16–18, 22 |
| İcranın geri bırakılması | İlamlı takipte kanuni koşullar altında icranın durması; itfa, imhal, zamanaşımı veya teminatlı kanun yolu başvurusu gibi farklı dayanakları bulunur. | İİK m.33, 33/a, 36 |
| Menfi tespit davası | Takip konusu borcun bulunmadığının genel mahkemede tespiti. Dava açılması tek başına takibi durdurmaz. | İİK m.72 |
| İstirdat davası | Borçlu olunmadığı hâlde icra baskısı altında ödenen paranın kanuni koşullarla geri alınması. | İİK m.72 |
Örneğin borcun ödendiği iddiası ile ödeme emrinin yanlış kişiye veya usulsüz biçimde tebliğ edildiği iddiası aynı değildir. Bir dosyada borca itiraz ve tebligata ilişkin şikâyet birlikte gerekli olabilir; birinin yapılması diğerinin süresini korumayabilir.
İcraya ve Borca İtiraz Sebepleri
İtirazın dayanağı somut olaya göre kurulmalıdır. Aynı savunmanın genel ilamsız takipte ileri sürülebilmesi, kambiyo veya ilamlı takipte aynı delillerle kabul edileceği anlamına gelmez.
| İtiraz Sebebi | Anlaşılır Karşılığı | Açıklama |
|---|---|---|
| Borcun bulunmaması | “Böyle bir borcum yok.” | Borcun hiç doğmaması, sözleşmenin tarafı olunmaması veya talep edilen edimin yerine getirilmemesi gibi durumlar incelenir. |
| İtfa | Borcun ödenmesi veya başka bir nedenle sona ermesi | Tam veya kısmi ödeme, ibra ve borcu sona erdiren diğer işlemler değerlendirilir. Ödemenin hangi borca ilişkin olduğu ve tarihi önemlidir. |
| İmhal | Alacaklının ek ödeme süresi vermesi | Alacaklının borçluya mühlet tanımasıdır. Borçlunun tek taraflı olarak “biraz daha zaman istiyorum” demesi imhal sayılmaz. |
| Zamanaşımı | Alacağın kanuni talep süresinin dolması | Alacağın türü, vadesi, zamanaşımını kesen veya durduran olaylar ve takip işlemleri incelenir. Borç kendiliğinden silinmiş sayılmaz. |
| Yetki | Takibin yanlış yerdeki icra dairesinde açılması | Genel ve özel yetki kuralları, sözleşme ve tarafların durumu incelenir. Yetkili olduğu ileri sürülen icra dairesi açıkça belirtilmelidir. |
| İmzaya itiraz | “Belgedeki imza bana ait değil.” | Takibe dayanak senet veya sözleşme altındaki imzanın aidiyetine karşı çıkılır. İmza inkârı gereken yerde ayrıca ve açıkça yapılmalıdır. |
| Muacceliyet / vade | Ödeme zamanının henüz gelmemesi | Vade, koşul, hesap katı ve ihtar gibi hususlar değerlendirilir. Her alacak, alacaklının istemesiyle hemen ödenebilir hâle gelmez. |
| Miktara veya kısmen borca itiraz | İstenen tutarın tamamının borç olmaması | Hatalı hesap, mükerrer kalem veya önceki ödeme ileri sürülebilir. Kısmi itirazın konusu ve tutarı açıkça gösterilir. |
| Faiz ve ferilere itiraz | Faiz, gider ve ek alacakların yanlış istenmesi | Faiz türü, oranı, başlangıcı, işlemiş faiz ve sözleşmesel ceza gibi kalemler ayrı incelenir. İcra dairesinin hesabındaki usul hataları ayrıca şikâyet konusu olabilir. |
| Takas / mahsup | Karşı alacağın veya yapılan ödemenin hesaba katılması | Karşılıklı alacaklar, takasın koşulları ve ödemenin hangi kaleme düşüleceği belirlenir. Her karşı alacak, her takipte kendiliğinden borcu sona erdirmez. |
| Takip hakkına ilişkin savunmalar | Talep eden kişinin veya seçilen yolun uygun olmaması | Alacaklı sıfatı, ciro zinciri, temsil, belgenin niteliği, teminat ilişkisi veya aynı borcun tekrar istenmesi incelenir. Bazı iddialar borca itiraz yerine şikâyet veya dava yoluyla ileri sürülür. |
Yetki İtirazı Nasıl Kurulur?
İlamsız takiplerde İİK m.50 ve ilgili HMK hükümleri uygulanır. Borçlunun yerleşim yeri yanında sözleşmenin ifa yeri ve diğer özel yetki imkânları bulunabilir. “Ben başka şehirde yaşıyorum” demek her dosyada tek başına yeterli değildir. İtirazda yetkisizlik nedeni ve yetkili olduğu savunulan yer açıkça gösterilir. Tacirler arasındaki yetki sözleşmesi ile tüketiciye dayatılan kayıt aynı şekilde değerlendirilmez.
İlamlı takipte ise İİK m.34 uyarınca ilamların icrası her icra dairesinden talep edilebilir. Bu nedenle genel ilamsız takipteki yerleşim yeri itirazı ilamlı takibe aynen taşınamaz.
Zamanaşımı ile İtiraz Süresi Aynı Şey mi?
Hayır. Zamanaşımı, alacağın niteliğine göre hesaplanan maddi hukuk süresidir; ödeme emrine itiraz süresi ise belirli bir başvurunun yapılacağı usul süresidir. Eski tarihli bir alacak hakkında da ödeme emrine süresinde başvurmak gerekir. Takip açılması, borcun kabulü veya kısmi ödeme gibi olaylar zamanaşımı hesabını etkileyebilir.
Takipten önce tamamlandığı ileri sürülen zamanaşımı ile takip kesinleştikten sonra doğan zamanaşımı ayrı değerlendirilir. İkinci durumda İİK m.71 ve 33/a hükümleri gündeme gelebilir; dosyanın uzun süre işlem görmemesi tek başına her alacağı zamanaşımına uğratmaz.
Genel Haciz Yoluyla İlamsız Takibe İtiraz
Sözleşme, fatura, ödünç para veya benzeri bir alacağa ilişkin genel ilamsız takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren kural olarak 7 gün içinde icra dairesine itiraz edebilir. İİK m.62 uyarınca başvuru dilekçeyle veya sözlü olarak yapılabilir; sözlü itirazın usulüne uygun kayda geçirilmesi gerekir. Faturanın içeriğine yönelik 8 günlük itirazla ödeme emrine itirazın farkı ve faturaya özgü deliller, Faturaya Dayanan İcra Takibi sayfamızda ayrıca açıklanır.
İtiraz takibi yapan icra dairesine sunulabilir. Başka bir icra dairesine verilirse kanundaki gönderme usulü ve gerekli masraf dikkate alınır. Alacaklıya, avukatına, bankaya veya noter aracılığıyla borca karşı çıkılması, icra dairesine yapılması gereken itirazın yerini tutmaz.
Süresindeki itiraz, İİK m.66 kapsamında itiraz edilen bölüm için takibi durdurur. Bu aşamada icra dairesi, alacağın gerçekten var olup olmadığını bir dava gibi araştırarak karar vermez. Borcun esasına ilişkin uyuşmazlık, alacaklının sonraki başvurusunda uygun merci tarafından incelenir.
Ödeme emrinin dayanağı imzalı bir senet değilse, bu durum tek başına borcun bulunmadığını veya dosyanın kendiliğinden duracağını göstermez. Elden verilen para, transfer açıklaması ve yazışmaların itiraz sonrasındaki ispat değeri için Belgesiz / Senetsiz İcra Takibi rehberimize bakabilirsiniz. Borçlu açısından ise savunma, gerçek borç ilişkisi ve tebligat süresi üzerinden hazırlanmalıdır.
İmza İnkârı ve Kısmi İtiraz
Takibe dayanak senet altındaki imza size ait değilse bunu ayrıca ve açıkça belirtmeniz gerekir. Yalnız “borcum yok” denilmesi, gereken açık imza inkârını her durumda karşılamaz. İİK m.62, imzanın açıkça reddedilmemesine takip bakımından sonuç bağlar.
Borcun yalnız bir kısmı tartışmalıysa, itiraz edilen kalem ve miktar açıkça gösterilir. Örneğin 80.000 TL istenen dosyada 30.000 TL’nin daha önce ödendiği savunuluyorsa, ödemenin tarihi ve ilgili borç açıklanmalıdır. İtiraz edilmeyen kısmın takibine devam edilebilir; belirsiz bir kısmi itiraz hak kaybına yol açabilir.
Genel bir dilekçedeki bütün sebepleri kopyalamak yerine olayın gerçek nedenleri, faiz ve diğer kalemlerle birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle itirazın kaldırılması incelemesinde İİK m.63 kapsamındaki sebep değiştirme ve genişletme sınırlaması önem taşır.
Çek, Bono ve Poliçeye Dayanan Kambiyo Takibine İtiraz
Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda borca, yetkiye veya imzaya itiraz kural olarak 5 gün içinde icra mahkemesine dilekçeyle yapılır. İcra dairesine genel ilamsız takip dilekçesi verilmesi bu başvurunun yerini tutmaz. Ödeme emrindeki 10 günlük ödeme süresi, 5 günlük itiraz süresini uzatmaz.
Çek yönünden ayrıca bankaya ibraz, ödenmeme kaydı, ciro zinciri ve yapılan kısmi ödemeler incelenir. Bu koşullar ve çek borçlularının sorumluluğu Çek (Banka Çeki) İcra Takibi rehberinde açıklanmıştır.
Borca İtiraz ve Delil Sınırlaması
İİK m.168/5 ve 169–169/a kapsamında borcun bulunmadığı, ödendiği veya ertelendiği; zamanaşımı, yetki ve ilgili diğer savunmalar değerlendirilir. Borcun bulunmaması, itfa veya imhal iddiasında icra mahkemesinin incelemesi, kanunun öngördüğü resmî veya imzası ikrar edilmiş belge gibi özel ispat koşullarına bağlıdır.
Bir ödemenin yapılmış olması kadar, ödeme belgesinin takipteki senetle ilişkisini göstermesi de önemlidir. Açıklamasız bir havale, taraflar arasındaki başka borçlara ilişkinse veya alacaklı bağlantıyı kabul etmiyorsa tek başına yeterli görülmeyebilir. Daha geniş delil incelemesi gereken uyuşmazlık için menfi tespit davası ayrıca değerlendirilir.
İmzaya İtiraz
Senetteki imza size ait değilse İİK m.168/4 ve 170 uyarınca imza inkârı açıkça yapılmalıdır. Senedin aslı ve karşılaştırmaya elverişli imzalar üzerinden inceleme gerekebilir. Kendi imzanız olduğunu bildiğiniz bir imzayı, yalnız takibi geciktirmek amacıyla inkâr etmenin tazminat ve para cezası sonuçları bulunabilir.
Borca ve imzaya itiraz, satış dışındaki takip işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. Kanuni koşullar varsa icra mahkemesinden takibin geçici olarak durdurulması da istenir; başvurunun yapıldığına ilişkin kayıtla durdurma kararı aynı şey değildir.
Senet Kambiyo Niteliğinde Değilse veya Alacaklının Takip Hakkı Yoksa
Belgenin zorunlu unsurları, ciro zinciri ve alacaklının kambiyo hukukuna göre takip hakkı incelenir. İİK m.168/3 ve 170/a kapsamında bu konular, kural olarak 5 günlük özel şikâyet yoluna konu olabilir. Senetteki tutarın sonradan değiştirilmesi ise somut olayda borca itiraz olarak nitelendirilebilir; her belge sorunu yalnız “imza itirazı” değildir.
İmza inkârından vazgeçilmesi veya borcun kısmen ya da tamamen kabul edilmesi, İİK m.170/a incelemesini etkileyebilir. Dilekçedeki kabuller ve ödeme planındaki ifadeler bu nedenle gelişigüzel kullanılmamalıdır.
“Teminat Senediydi” Demek Yeterli mi?
Senet bir sözleşmenin teminatı olarak verilmişse, hangi yükümlülüğü güvenceye aldığı ve bu yükümlülüğün yerine getirilip getirilmediği gösterilmelidir. Senette yalnız “teminat” yazması veya tarafın bu yönde açıklama yapması, belgenin kambiyo niteliğini her olayda kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Sözleşmeyle senedin tarih, tutar ve taraflar bakımından bağlantısı; teminatın hangi durumda kullanılabileceği ve ispat koşulları birlikte incelenir. Bono niteliği, ciro ve aval, vade ve senet tahsili ile bağlantısı için Bono (Senet) İcra Takibi sayfamızdaki değerlendirmelere ulaşabilirsiniz.
İcra mahkemesindeki sınırlı inceleme ile genel mahkemede menfi tespit davası farklı amaç ve delil düzenine sahiptir. Teminat iddiasının hangi yola uygun olduğu ve hangi geçici korumanın istenebileceği, belgelere göre belirlenir.
İlamlı İcra Takibinde Borca Karşı Başvuru
İlamlı takipte mahkemenin hükme bağladığı uyuşmazlık, icra dairesine “borcum yok” denilerek yeniden yargılanmaz. Kararın yanlış olduğu düşünülüyorsa uygun kanun yolu; kararın uygulanışında sorun varsa şikâyet; kanuni koşullar altında ödeme, mühlet veya zamanaşımı varsa icranın geri bırakılması değerlendirilir.
İtfa, İmhal ve Zamanaşımı
İİK m.33 uyarınca icra emrinin tebliğinden önce gerçekleşmiş ilgili itfa, imhal veya zamanaşımı iddiaları için tebliğ üzerine 7 gün içinde icra mahkemesine başvuru gündeme gelir. Mahkeme kararından önce gerçekleşmiş ve hükmün kapsamına giren savunmaların, kesin hüküm göz ardı edilerek bu yolla yeniden ileri sürülmesi mümkün değildir.
İcra emrinin tebliğinden sonra gerçekleşen itfa, imhal veya zamanaşımına dayanan talepler bakımından m.33/2’de farklı bir düzenleme vardır. Bu talepler her zaman yapılabilir; ancak özellikle ödeme ve mühlet iddiasında kanunun aradığı nitelikte belge gerekir. Bir banka dekontunun hangi borca ilişkin olduğu ve alacaklının kabulü önem taşır; her belge aynı ispat gücüne sahip değildir.
Hükme Aykırı Tutar veya Kesinleşme Sorunu
Kararda bulunmayan bir alacağın istenmesi, hükmedilenden farklı faiz yürütülmesi, kararın tarafı olmayan kişiye yönelinmesi veya kesinleşmesi gereken bir kararın kesinleşmeden icraya konulması gibi sorunlarda uygun şikâyet yolu incelenir. Her mahkeme kararının icrası için kesinleşme gerekmez; kararın konusu ve özel kanun hükümleri belirleyicidir.
İstinaf veya Temyiz İcrayı Durdurur mu?
Kanun yoluna başvurmak, kural olarak icrayı kendiliğinden durdurmaz. İİK m.36 kapsamında teminat, icra müdürlüğünden süre alınması ve takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden icranın geri bırakılması kararı alınması gibi koşullar değerlendirilir. Kanunen kendiliğinden durma veya kesinleşme gerektiren özel durumlar ayrıca dikkate alınır.
“Kararı istinaf ettim” açıklaması, dosyada durdurma kararının bulunduğunu göstermez. Kararın kapsamı, süresi ve icra dosyasına işlenmesi kontrol edilmelidir.
Rehin ve İpotek Takiplerinde İtiraz
Rehin veya ipoteğe dayanan takipte önce borçluya ödeme emri mi, icra emri mi gönderildiği ve takip yolunun hangi belgeye dayandığı belirlenir. Bütün rehinli takiplerde tek bir dilekçe veya tek bir süre kullanılamaz.
Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi Yoluyla İlamsız Takip
İİK m.147, genel itiraz hükümlerine atıf yapar. Borca ilişkin savunmalar yanında rehin hakkı tartışmalıysa buna açıkça itiraz edilmesi önemlidir. Rehin hakkına açık itiraz edilmemesinin takip safhasında sonuçları vardır. Yalnız rehin hakkına itiraz edilirse alacaklı, kanundaki koşullarla rehinli yoldan vazgeçip haciz yoluyla devam etmeyi isteyebilir.
İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla İlamsız Takip
İİK m.150 kapsamında borçlu veya üçüncü kişi, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz edebilir. Ancak rehin hakkı bu itirazın konusu yapılamaz. İpoteğin iptali isteniyorsa uygun dava ve m.72’nin kıyasen uygulanmasına ilişkin hükümler ayrıca değerlendirilir. “İpoteğe itiraz ettim” ifadesiyle borca itiraz ve ipoteğin iptali birbirine karıştırılmamalıdır.
İlamlı İpotek Takibi ve Banka Belgeleri
İİK m.149–149/a ve ilgili özel hükümler kapsamında icranın geri bırakılması gündeme gelebilir. Banka kredisi, hesap katı ve ipotek belgelerinde m.68/b ve 150/ı gibi özel düzenlemeler; hesap özetine yapılan itiraz, tebligat ve belge koşulları önem taşır. Borca, faize, hesap katına veya icra emrinin düzenlenmesine ilişkin itirazlar, belgenin hukuki niteliğine göre ayrılır.
İpotekli taşınmazın sahibi ile kişisel borçlu farklı kişiler olabilir. Üçüncü kişi malikinin konumu ve kendisine yapılması gereken tebligat ayrıca incelenir; sırf taşınmazın ipotekli olması, her maliki kişisel borçlu yapmaz.
Kira Alacağı ve Tahliye Takibine İtiraz
Ödenmeyen Kira Bedeline Dayanan Takip
İİK m.269 ve devamı kapsamındaki takipte kiracı, ödeme emrine karşı kural olarak 7 gün içinde icra dairesine itiraz eder. Kira bedelinin ödendiği, yanlış ayların istendiği, kira miktarının farklı olduğu, yetki veya diğer ilgili savunmalar somutlaştırılmalıdır.
Kiracı kira sözleşmesini veya sözleşmedeki imzayı kabul etmiyorsa bunu açık ve kesin biçimde belirtmelidir. “Borca itiraz ediyorum” denilmesiyle kira sözleşmesinin inkârı aynı değildir. Sözleşmenin ve imzanın kabulüne ilişkin kanuni sonuçlar, sonraki incelemeyi etkiler.
Ödeme için verilen süre ile itiraz süresi ayrıdır. TBK m.315 kapsamında konut ve çatılı işyeri kiralarında ödeme için en az 30 gün; diğer kiralarda en az 10 gün verilmesi, 7 günlük itiraz süresinin aynı şekilde uzadığı anlamına gelmez. Ürün kirası gibi özel ilişkilerde ayrıca kendi hükümleri uygulanır.
Süresindeki itiraz takibi durdurur; alacaklı, koşulları varsa itirazın kaldırılması ve tahliye için başvurabilir. İtiraz edilmeyen veya kabul edilen kira bedelinin zamanında ödenmemesi de tahliye bakımından sonuç doğurabilir. Yalnız itiraz dilekçesinin verilmesiyle kiracılığın her durumda korunduğu varsayılmamalıdır.
Tahliye Taahhüdüne Dayanan İcra Takibi
İİK m.272–275 kapsamında tebliğ edilen tahliye emrine karşı 7 gün içinde icra dairesine itiraz gündeme gelir. Tahliye için gösterilen 15 günlük süre ile itiraz süresi birbirinden farklıdır.
Taahhüdün kiralananın tesliminden sonra verilip verilmediği, yazılı olup olmadığı, belirtilen tahliye tarihi, imza, belge üzerindeki değişiklikler ve kiraya verenin başvuru süresi birlikte incelenir. İmza veya tarihe ilişkin savunmalar açıkça kurulmalı; noter belgesi ile adi yazılı taahhüdün inceleme ve ispat düzeninin aynı olmadığı dikkate alınmalıdır.
TBK m.352/1’deki, taahhüt edilen tarihten başlayarak bir aylık dava veya takip başvuru süresi kiraya verenin hakkına ilişkindir. Kiracıya tebliğ edilen tahliye emrine karşı 7 günlük başvuru süresiyle karıştırılmamalıdır.
Adi veya noter belgesinde imza ve tarih savunması, taahhüdün teslimden sonra verilmesi ve aile konutu bildiriminin zamanı hakkında Tahliye Taahhüdüne Dayanan İcra Takibi sayfamızdan taahhüde özgü ayrıntılara ulaşabilirsiniz.
Kira bedelinin tahsili ile tahliye talebinin birlikte değerlendirilmesi, Örnek 13 ödeme emri, kanuni süreler ve avukatlık hizmetinin kapsamı için Kira Alacağı ve Tahliye İstemli İcra Takibi sayfamızı inceleyebilirsiniz.
MTS ve İflas Takiplerinde İtiraz
Merkezî Takip Sistemi — MTS
7155 sayılı Kanun kapsamındaki abonelik alacaklarında borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde herhangi bir icra dairesine başvurarak itiraz edebilir. Güvenli elektronik imza kullanılarak MTS üzerinden itiraz da mümkündür. Kanun, itiraza ilişkin ücretsiz alındı belgesi verilmesini öngörür.
Süresindeki borca itiraz takibi durdurur. Ancak yalnız yetkiye itirazda, alacaklı avukatının gösterilen yetkili icra dairesinde haciz işlemlerini başlatabilmesine ilişkin özel hükümler vardır. Bu nedenle MTS’de “sadece yetki” itirazıyla borcun esasına itirazın sonuçları aynı kabul edilmemelidir.
Genel İflas Yoluyla Takip
Genel iflas takibinde borçlu, ödeme emrine karşı 7 gün içinde icra dairesine itiraz edebilir. Borca, yetkiye veya iflasa tabi olunmasına ilişkin uygun savunmalar incelenir. İtiraz üzerine takip durduğunda alacaklı, asliye ticaret mahkemesinde itirazın kaldırılması ve iflas talebini değerlendirebilir.
İflas yolu her gerçek kişi hakkında kullanılamaz. Borçlunun iflasa tabi olup olmadığı ve muamele merkezine ilişkin yetki kuralları özellikle önemlidir. İflas davasındaki inceleme, genel haciz takibinde icra mahkemesinin itirazın kaldırılması incelemesiyle aynı değildir.
Kambiyo Senetlerine Özgü İflas
İİK m.172’ye göre ödeme emrine karşı itiraz veya şikâyetler, sebepleriyle birlikte 5 gün içinde icra dairesine bildirilir. Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda borca ve imzaya itirazın icra mahkemesine yapılması, iflas yolu için aynen geçerli değildir.
İtirazların kaldırılması ve iflas talebi, m.174 kapsamında asliye ticaret mahkemesinde değerlendirilir. Doğrudan iflas talebi ise öncesinde ödeme emri gönderilen iflas takibinden farklıdır; dava içindeki savunma ve süreler ayrıca belirlenir.
İtiraz Süresi Nasıl Hesaplanır? Tebligat ve Elektronik Tebligat
Gün olarak belirlenen sürelerde kural olarak tebliğ günü hesaba katılmaz; takip eden gün ilk gün olur. Aradaki hafta sonları ve tatiller süreye dahildir. Son gün resmî tatile rastlarsa İİK m.19 kapsamındaki uzama kuralı uygulanır. Fiziki başvuruyla elektronik işlemin son saatine ilişkin kurallar da ayrı dikkate alınır.
Ödeme emrini evrakın üzerinde yazan düzenleme tarihinde görmek ile usulüne uygun tebliğ almak aynı şey değildir. Buna karşılık, evrakı geç okumak veya muhtardan geç teslim almak da tebliğ tarihini kendiliğinden değiştirmez. Dosyadaki tebliğ kaydı incelenmelidir.
UETS’ye Gelen Evrakta Süre
Tebligat Kanunu m.7/a kapsamında elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. UETS’ye ulaşma, SMS/e-posta bilgilendirmesi ve evrakın okunma zamanı farklı kayıtlardır. İtiraz süresi, elektronik tebligatın kanuni tebliğ tarihi esas alınarak hesaplanır.
Usulsüz Tebligat Varsa
Tebligat Kanunu m.32 uyarınca usulsüz tebligatın öğrenilmesi ve öğrenme tarihi önem taşır. İcra takibinde, tebliğ tarihinin düzeltilmesi için uygun şikâyet yolu değerlendirilir. Bu şikâyet, kural olarak öğrenmeden itibaren 7 günlük süre bakımından incelenir; takip türüne uygun borca itirazın da ayrıca ve kendi süresi içinde yapılması gerekebilir.
Muhtara bırakılma, adrese ilişkin hata ve tebliğ tarihinin tespiti için muhtara bırakılan tebligat ve usulsüz tebligat rehberimize bakabilirsiniz.
Adli Tatil veya Görüşmeler Süreyi Uzatır mı?
İcra dairesine yapılacak itiraz sürelerinin adli tatil nedeniyle kendiliğinden uzadığı varsayılmamalıdır. İcra mahkemesinin görevine giren işler de ivedilik ve özel usul hükümleri kapsamında değerlendirilir. Alacaklıyla görüşmek, taksit talep etmek, arabulucuya başvurmak veya savcılığa suç duyurusu yapmak da borca itiraz süresini tek başına durdurmaz.
İtiraz Dilekçesi Nasıl Hazırlanır ve Nereye Verilir?
Dilekçe, takip türüne uygun merciye yöneltilmeli; dosyayı ve itirazın kapsamını açıkça göstermelidir. İcra dairesine sunulacak itirazla icra mahkemesinde yargısal inceleme başlatacak dilekçenin usulü, tarafları, harçları ve talepleri aynı değildir.
- Dosya: İcra dairesi, esas numarası, takip türü ve tebliğ tarihi.
- Taraflar: Borçlu ile alacaklının bilgileri; temsil varsa temsil ve vekâlet bilgileri.
- Kapsam: Borcun tamamına mı, belirli tutara mı, faize mi, imzaya mı, yetkiye mi karşı çıkıldığı.
- Somut neden: Ödemenin tarihi, tartışmalı kalemler, zamanaşımı hesabı, yetkili olduğu savunulan yer veya diğer olaylar.
- Deliller: İlgili senet, sözleşme, banka kayıtları, tebligat ve diğer belgeler.
- Sonuç talebi: Takip türüne göre itirazın kaydı, takibin durması, itirazın kabulü, takibin iptali veya icranın geri bırakılması gibi uygun istem.
- Adres ve imza: Tebligata elverişli adres, tarih ve gerekli imza. İİK m.62 kapsamındaki yurt içi adres bildirme yükümlülüğü dikkate alınır.
Borçlu genel olarak kendi adına başvurabilir; avukatla temsil de mümkündür. Tüzel kişilerde ve kanuni temsil hâllerinde başvuruyu yapan kişinin yetkisi ayrıca aranır. Mahkemeye başvuru gerekiyorsa yalnız mevcut icra dosyasına belge yüklemek, gerekli yargısal başvurunun açıldığı anlamına gelmeyebilir.
e-Devlet veya UYAP’tan İtiraz Edilebilir mi?
Dosyayı e-Devlet üzerinden görmek ile geçerli bir itiraz başvurusu yapmak farklıdır. Elektronik başvuruda kullanılan portalın ilgili işlemi desteklemesi, gerekli güvenli elektronik imza ve başvurunun tamamlandığını gösteren kayıt kontrol edilmelidir. MTS’de güvenli elektronik imzayla itiraz özel olarak düzenlenmiştir; diğer takiplerde ilgili UYAP hizmeti ve usul esas alınır.
Telefonla arama, sıradan e-posta veya WhatsApp mesajı, kanunun aradığı başvurunun yerine geçmez. Başvurunun alındı belgesi, evrak kayıt numarası veya elektronik işlem kaydı saklanmalıdır. Yanlış yere gönderilen dilekçenin süresinde doğru merciye ulaştığı varsayılmamalıdır.
İtiraz Süresi Kaçırıldıysa Ne Yapılabilir?
Süresinde itiraz edilmemesi, genel ilamsız takipte takibin kesinleşmesine ve uygun koşullarla haciz aşamasına geçilmesine yol açabilir. Ancak “artık hiçbir başvuru yapılamaz” sonucu da her dosya için doğru değildir. Sürenin gerçekten kaçırılıp kaçırılmadığı ve hangi hukuki yolun açık olduğu incelenir.
Gecikmiş İtiraz — İİK m.65
Borçlu kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememişse, koşulları varsa gecikmiş itiraz mümkündür. Engel ortadan kalktıktan itibaren 3 gün içinde mazeret delilleri, itiraz sebepleri ve dayanaklarıyla ilgili yargısal başvuru yapılmalıdır; kanundaki paraya çevirme aşamasına ilişkin sınır da dikkate alınır.
Örneğin başvurmayı gerçekten engelleyen ciddi sağlık durumu belgeleri incelenebilir. Her hastalık, şehir dışında bulunma veya evrakı geç okuma otomatik olarak yeterli mazeret değildir. Başvuru takibi kendiliğinden durdurmaz; mahkemenin durdurma ve mazeretin kabulüne ilişkin değerlendirmesi önemlidir. İflas yolunda ilgili ticaret mahkemesi hükümleri ayrıca uygulanır.
Usulsüz Tebligat, Sonradan Ödeme ve Dava Yolu
Usulsüz tebligat varsa tebliğ tarihinin düzeltilmesi, gecikmiş itirazdan farklı bir yoldur. Takip kesinleştikten sonra gerçekleşen ödeme veya alacaklının mühlet vermesi için İİK m.71; sonradan doğan zamanaşımı için m.71/2 ve 33/a kapsamında başvuru değerlendirilebilir. Kanunun aradığı belge koşulları önem taşır.
Takipten önceki borçsuzluk veya ödeme iddiasını ispat için menfi tespit; kanuni koşullarla yapılan ödemenin iadesi için istirdat davası gündeme gelebilir. Bu yollar, kaçırılan itiraz süresini kendiliğinden yeniden açmaz ve her durumda haczi durdurmaz. İlamla kesin hükme bağlanan konu hakkında ayrıca kesin hüküm sınırı gözetilir.
İtiraz Takibi, Haczi ve Satışı Durdurur mu?
Takibin durması, haczin kaldırılması ve borcun sona ermesi farklı sonuçlardır. Başvurunun dosyaya verilmesi, borç kaydının silinmesi veya banka blokelerinin otomatik kaldırılması anlamına gelmez.
- Genel ilamsız takip: Süresindeki itiraz, itiraz edilen bölüm yönünden takip işlemlerini durdurur. Kısmi itirazda tartışılmayan tutar için devam mümkün olabilir.
- Kambiyo haczi: Borca veya imzaya itirazın satış dışındaki takip işlemlerine etkisi sınırlıdır. Hacizlerin önlenmesi için kanuni koşullara uygun geçici durdurma talebi ayrıca değerlendirilir.
- İlamlı takip: İcra dairesine borca itiraz verilmesiyle genel ilamsız takipteki durma sonucu doğmaz. İcranın geri bırakılması veya başka uygun koruma kararı gerekir.
- Şikâyet: İİK m.22 uyarınca, icra mahkemesi karar vermedikçe şikâyet kural olarak icrayı durdurmaz.
- Menfi tespit davası: Davanın açılması tek başına durma sağlamaz. İİK m.72’de takipten önce ve sonra açılan davalar için farklı tedbir kuralları vardır.
Önceden konulmuş ihtiyati haciz veya kesin haciz, kararın niteliğine ve ilgili usule göre ayrıca değerlendirilir. Durdurma kararının kapsamı, hangi borç ve kişiler için verildiği, teminat gerekip gerekmediği ve dosyaya işlenmesi kontrol edilmelidir. Haczedilemezlik, meskeniyet veya üçüncü kişinin malı üzerindeki haciz gibi sorunlar da kendi başvuru yollarına tabidir.
İtirazdan Sonra Alacaklı Ne Yapabilir?
İtiraz edilmesi alacağın hukuken yok olduğu anlamına gelmez. Alacaklı, itirazın kapsamı ve elindeki belgelere göre duran takibi devam ettirecek başvuruyu veya alacak davasını değerlendirebilir.
İtirazın Kaldırılması
Genel ilamsız takipte İİK m.68 ve devamında öngörülen belgeler varsa icra mahkemesinde itirazın kaldırılması istenebilir. Genel düzenlemede başvuru süresi, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 6 aydır. Belgedeki imzanın inkârı hâlinde geçici kaldırma ve imza incelemesi gibi özel süreçler gündeme gelir.
İtirazın geçici kaldırılması kararı sonrasında İİK m.69 kapsamında 7 günlük borçtan kurtulma davası ve buna ilişkin teminat koşulları doğabilir. Bu süre, ilk ödeme emrine itiraz süresiyle aynı başlangıca sahip değildir; kararın tefhim veya tebliği ve özel koşullar ayrıca değerlendirilir.
İtirazın İptali Davası
İİK m.67 kapsamında alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren 1 yıl içinde itirazın iptali davası açabilir. Görevli mahkeme, alacağın doğduğu hukuki ilişkiye göre belirlenir; tüketici, ticaret, iş ve kira uyuşmazlıkları aynı mahkemede görülmez. Gerekiyorsa dava şartı arabuluculuk tamamlanır.
Bir yıllık sürenin geçirilmesiyle genel alacak davası imkânının da her olayda kendiliğinden sona erdiği söylenemez; zamanaşımı ve davanın sonuçları ayrıca incelenir. Özel takiplerde ise kendi devam, tahliye veya iflas kuralları uygulanır.
İtirazdan Vazgeçme veya Anlaşma
Taraflar ödeme, sulh veya taksit planında anlaşabilir. Ancak itirazdan vazgeçme, borç kabulü ve icra taahhüdü birbirinden farklı sonuçlar doğurabilir. Anlaşmada kalan asıl alacak, faiz, giderler, dosyanın kapanması ve mevcut hacizlerin durumu açıkça belirlenmelidir. Alacaklıyla görüşülmesi, geçerli bir durdurma veya süre koruma işlemi yapılmadıkça takibi kendiliğinden durdurmaz.
Menfi Tespit ve İstirdat Davası Ne Zaman Gündeme Gelir?
Menfi tespit, “bu borcu borçlu değilim” iddiasının mahkemece belirlenmesini istemektir. Özellikle kambiyo takibinde icra mahkemesinin sınırlı delil incelemesiyle çözülemeyen sözleşme, teminat, ödeme ve borçsuzluk uyuşmazlıklarında uygun dava yolu olabilir. Görev ve yetki, borcun dayandığı ilişkiye göre belirlenir.
Takipten Önce ve Sonra Tedbir
İİK m.72 kapsamında takipten önce açılan menfi tespit davasında, talep üzerine alacağın %15’inden az olmamak üzere teminat karşılığında takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir değerlendirilebilir. Teminatın yatırılması tek başına yeterli değildir; mahkemenin tedbir koşullarını kabul etmesi gerekir.
Takip başladıktan sonra açılan davada ise m.72/3 rejiminde takibin ihtiyati tedbirle durdurulmasına karar verilemez. Gecikmeden doğabilecek zararları karşılamak ve alacağın %15’inden az olmamak üzere teminat göstermek koşuluyla, icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi istenebilir. Bu koruma, hacizlerin otomatik kaldırılmasıyla aynı şey değildir. İcra mahkemesindeki başka geçici koruma yolları ayrıca değerlendirilir. Dava şartı arabuluculuk başvurusundan sonra başlatılan takiplerde 6325 sayılı Kanun m.18/A/16’daki özel koşullar ayrıca değerlendirilir.
İstirdat — Ödenen Paranın Geri Alınması
İtiraz edilmediği veya itiraz kaldırıldığı için borçlu olunmayan paranın icra baskısı altında ödenmesi hâlinde, İİK m.72’deki koşullarla ödeme tarihinden itibaren 1 yıl içinde istirdat davası açılması gündeme gelir. Her gönüllü ödeme veya her iade isteği aynı dava kapsamında değildir. Ödeme biçimi, tarihi, borçsuzluk nedeni ve hukuki ilişki incelenir.
Menfi tespit davası sürerken borç ödenirse dava istirdat istemi yönünden devam edebilir. Dava şartı arabuluculuk, görev, yetki, kesin hüküm ve ispat düzeni ayrıca kontrol edilir. Savcılığa suç duyurusunda bulunulması, bu davanın veya icra mahkemesi başvurusunun yerini tutmaz.
Gerekli Belgeler, Harçlar ve Tazminat Riski
Hangi Belgeler Hazırlanmalı?
- Ödeme, icra veya tahliye emrinin bütün sayfaları; takip talebi ve dayanak belgeler.
- Tebliğ mazbatası, zarf, UETS kayıtları ve usulsüz tebligat varsa öğrenme tarihine ilişkin deliller.
- Sözleşme, senet, fatura, hesap dökümü ve teslim veya hizmet kayıtları.
- Banka dekontları; ödemenin tarihi, tutarı ve hangi borca ilişkin olduğunu gösteren açıklamalar.
- İbra, sulh, ek süre veya taksit anlaşmaları ve ilgili yazışmalar.
- İmza itirazında senet aslı ve incelemeye uygun karşılaştırma belgeleri; başvuranın kimlik ve temsil bilgileri.
Yalnız ödeme emrinin ekran görüntüsüyle yetinilmemelidir. Belgelerin birbiriyle bağlantısı, önceki dosyalar ve kısmi ödemeler kronolojik olarak gösterilmelidir. Delilin elde bulunması ile ilgili takip türünde hukuken yeterli sayılması ayrı konulardır.
İtirazın Masrafı ve Avukatlık Ücreti
İcra dairesine yapılan itiraz, icra mahkemesinde açılan başvuru ve genel mahkemede açılan dava aynı harç ve gider rejimine tabi değildir. Başka icra dairesinden gönderme gideri, mahkemede başvurma harcı, gider avansı, bilirkişi incelemesi veya tedbir teminatı gibi kalemler somut yola göre doğabilir. Her itiraz için tek bir sabit “itiraz ücreti” yoktur.
Avukatla kararlaştırılan hizmet ücreti ile yargılamada karşı tarafa yükletilebilen vekâlet ücreti farklıdır. Başvuru, tedbir, duruşma, kanun yolu ve ayrı dava işlemlerinin ücret sözleşmesindeki kapsamı baştan belirlenmelidir. Koşulları varsa adli yardım ayrıca değerlendirilebilir.
Haksız İtiraz Tazminata Yol Açar mı?
İtiraz hakkının kullanılması tek başına tazminat gerektirmez. Ancak İİK m.67, 68, 169/a ve 170 gibi hükümlerde, farklı koşullarla inkâr veya kötü niyet tazminatı ve bazı durumlarda para cezası öngörülür. Örneğin itirazın iptali davasında talep ve diğer koşullarla alacağın %20’sinden az olmayan icra inkâr tazminatı gündeme gelebilir; alacağın belirli veya belirlenebilir olması, itirazın haksızlığı ve ilgili şartlar incelenir.
Alacaklının haksız ve kötü niyetli takibi de borçlu lehine tazminat sonucunu doğurabilir. Her ret veya kabul kararı otomatik olarak tazminat anlamına gelmez. Gerçeğe aykırı imza inkârı ve yalnız zaman kazanmak için yapılan savunmaların özel sonuçları ayrıca dikkate alınır.
Sık Karşılaşılan Durumlara Kısa Örnekler
- Ödenmiş fatura yeniden takibe konulmuşsa: Takip genel ilamsız takip ise süresinde icra dairesine itiraz; ödemenin tarih, tutar ve faturayla bağlantısının gösterilmesi değerlendirilir.
- Bonoya dayalı dosyada imza size ait değilse: Kambiyo haczinde 5 gün içinde icra mahkemesine açık imza itirazı ve koşulları varsa geçici durdurma talebi gündeme gelir.
- Mahkeme kararındaki tutar karar sonrasında ödenmişse: İlamlı takipte ödemenin icra emrinin tebliğinden önce mi sonra mı olduğu ve belge niteliği belirlenerek m.33 kapsamında başvuru incelenir.
- Kira takibinde bazı aylar ödenmişse: Hangi kira dönemine ne kadar ödeme yapıldığı ayrı gösterilir; itiraz ve ödeme süreleri, tahliye talebiyle birlikte değerlendirilir.
- Senet güvence için verilmiş ve sözleşme yerine getirilmişse: Teminat bağlantısı ile borçsuzluğu gösteren belgeler incelenir. İcra mahkemesindeki başvuru ile menfi tespit davası ve koruma talepleri birbirinden ayrılır.
Aynı “borcum yok” açıklaması bu örneklerde farklı merci, süre ve delil gerektirir. Dosyanın hangi takip yoluyla açıldığı görülmeden hazır dilekçe kullanılması uygun değildir.
İcraya / Borca İtiraz Hakkında Sık Sorulan Sorular
Borcum yoksa ödeme emrini görmezden gelebilir miyim?
Hayır. Genel ilamsız takipte borcun olmadığını düşünmeniz, ödeme emrine süresinde itiraz edilmesi gereğini ortadan kaldırmaz. Başvuru yapılmazsa takip kesinleşebilir; daha sonra kullanılacak yolların koşulları farklıdır.
Her icra takibine 7 gün içinde mi itiraz edilir?
Hayır. Genel ilamsız takipte temel süre 7 gün; kambiyo haczinde borca veya imzaya itiraz için 5 gündür. İlamlı takip, rehin, tahliye, MTS ve iflas yollarında ilgili özel hükümler ve başvuru konusu ayrıca incelenir.
Yalnız faize veya borcun bir kısmına itiraz edebilir miyim?
Uygun takip türünde mümkündür. İtiraz edilen faiz, dönem, kalem ve miktar açıkça gösterilmelidir. Tartışılmayan bölüm için takibin devamı mümkün olabilir; asıl alacağı kabul eden ifadelerin diğer başvurulara etkisi ayrıca değerlendirilir.
“Borca itiraz ediyorum” demek imzayı da reddetmiş sayılmamı sağlar mı?
Gereken açık imza inkârının yerini her durumda tutmaz. Genel ilamsız takipte ve kambiyo yolunda imza itirazına ilişkin özel hükümler vardır. Kira sözleşmesinin ve imzanın reddi de açık biçimde kurulmalıdır.
İtfa ile imhal arasındaki fark nedir?
İtfa, borcun ödenmesi veya başka bir nedenle sona ermesidir. İmhal ise alacaklının ek ödeme süresi vermesidir. Birinde borcun sona erdiği, diğerinde ödeme için süre tanındığı ileri sürülür; belge koşulları takip türüne göre değişir.
İtiraz edince banka hesabımdaki bloke hemen kalkar mı?
Her dosyada otomatik olarak kalkmaz. Takip türü, haczin niteliği, başvurunun etkisi ve verilen karar incelenir. Takibin durması ile daha önce konulmuş haczin kaldırılması farklı sonuçlardır.
Alacaklıyla taksit konuşurken itiraz süresi durur mu?
Görüşme veya ödeme planı önerisi süreyi kendiliğinden durdurmaz. Süreyi koruyacak başvuru ile anlaşmanın dosyaya etkisi birlikte değerlendirilmelidir. Borç kabulü veya icra taahhüdü içeren belgeler ayrıca sonuç doğurabilir.
Usulsüz tebligat varsa yalnız borca itiraz yeterli mi?
Yeterli olmayabilir. Tebliğ tarihinin düzeltilmesi için uygun şikâyet ve takip türüne göre borca itiraz ayrı ayrı gerekebilir. Öğrenme tarihi ile her iki başvurunun süresi birlikte belirlenmelidir.
Şehir dışındaysam başka icra dairesine başvurabilir miyim?
Genel ilamsız takipte İİK m.62’de başka icra dairesi aracılığıyla itirazın gönderilmesi düzenlenir. MTS’de herhangi bir icra dairesine başvuru açıkça mümkündür. İcra mahkemesine yapılması gereken başvuru ise genel icra dairesi itirazıyla yerine getirilmez.
İtiraz süresi geçtiyse yalnız menfi tespit davası açmak haczi durdurur mu?
Hayır. Dava açılması tek başına takibi durdurmaz. İİK m.72’de takip öncesi ve takip sonrası için farklı tedbir kuralları vardır. Usulsüz tebligat, gecikmiş itiraz veya sonradan ödeme gibi başka yollar da dosyaya göre incelenir.
İcra mahkemesine başvurmak için arabuluculuk gerekir mi?
İcra dairesine itiraz ve icra mahkemesindeki başvurular, genel mahkemede açılan davayla aynı işlem değildir. İtirazın iptali, menfi tespit veya istirdat davasında uyuşmazlığın türüne göre dava şartı arabuluculuk gerekebilir.
Avukat tutmadan itiraz edebilir miyim?
Genel olarak kendi adınıza başvurabilirsiniz. Ancak doğru süre, merci, imza inkârı, kısmi itiraz, özel belge koşulları ve durdurma talebinin belirlenmesi gerekir. Tüzel kişi ve temsil durumlarında yetki ayrıca aranır.
Kanuni Dayanaklar ve Resmî Kaynaklar
Rehber 3 Ekim 2026 tarihinde hazırlanmıştır. Başvuru yolu, takip türü ve somut belgeye göre belirlenir; dönem içinde değişen mevzuat ve kararın tefhim veya tebliği gibi süre başlangıçları dosyada ayrıca kontrol edilir.
- Adalet Bakanlığı İcra İşleri Dairesi Başkanlığı — Kanunlar: 2004 sayılı İİK, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve 7155 sayılı Kanun’un resmî metinlerine erişim.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: yetki, yargılama, ispat ve kanun yolu hükümleri.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: borcun sona ermesi, takas, zamanaşımı ve kira hükümleri.
- TBMM — 7155 sayılı Kanun: MTS’de ödeme emrine itiraz, m.7.
- UYAP Mevzuat ve İçtihat — Kambiyo niteliği ve takip hakkı: İİK m.168 ve 170/a kapsamında başvuru ayrımı.
- UYAP Mevzuat ve İçtihat — Senet bedelinde sonradan değişiklik: borca itirazın niteliği ve belge incelemesi.
- UYAP Mevzuat ve İçtihat — İtirazın kaldırılmasında belge koşulları: İİK m.68 kapsamındaki değerlendirme.
- UYAP — Sunulan Hizmetler: elektronik dosya ve başvuru işlemleri.
Takip, borca itiraz, şikâyet ve takip sonrası dava işlemlerinin hizmet kapsamına İcra Hukuku sayfamızdan ulaşabilirsiniz. Dosyanın hangi yolla açıldığı, tebliğ tarihi, ödeme kayıtları ve dayanak belgeler birlikte incelenerek uygun başvuru belirlenir.