Eskişehir İcra Avukatı - Haciz - Senet Tahsili - Alacak Tahsili - İpotek - Satış -

Adi Senede / Sözleşmeye Dayanan İcra Takibi

Adi Senede / Sözleşmeye Dayanan İcra Takibi

İcra Hukuku · İlamsız Takip

Adi Senede / Sözleşmeye Dayanan İcra Takibi

Borç ikrarı ve sözleşmeyle ilamsız takip; belgenin ispat gücü, gerekli evraklar, itiraz ve tahsilat süreci.

Ön Görüşme Talebi

Av. Emre Taş · Eskişehir · Güncelleme: 3 Ekim 2026

Adi Senede / Sözleşmeye Dayanan İcra Takibi Nedir?

Adi senede veya sözleşmeye dayanan icra takibi, bir sözleşme, borç ikrarı, ödeme protokolü ya da alacağı destekleyen başka bir belge esas alınarak para alacağının genel haciz yoluyla tahsilinin istenmesidir. Kural olarak önce dava açılması ve mahkeme kararı alınması gerekmez. Alacaklı, yetkili icra dairesine başvurarak borçluya ödeme emri gönderilmesini ister.

Buradaki “adi” sözcüğü, belgenin önemsiz veya geçersiz olduğunu anlatmaz. Belgenin resmî bir makam tarafından resmî senet şeklinde düzenlenmediğini ifade eder. Tarafların kendi aralarında imzaladıkları bir borç kabul yazısı veya ödeme sözleşmesi, içeriğine göre güçlü bir delil oluşturabilir.

Bu başlık, ayrı bir kanuni takip yolu değil, genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinin dayanak belgesine göre adlandırılmasıdır. Belgenin niteliği, alacağın varlığı, borçlunun savunması ve itirazdan sonra kullanılabilecek yol birlikte incelenir. Takip yollarının genel çerçevesi için İcra Takibi Başlatma rehberimize bakabilirsiniz.

İki ayrı soruya cevap verilmelidir. “Bu belgeyle takip başlatılabilir mi?” sorusu ile “Borçlu itiraz ederse bu belge itirazın kaldırılmasına yeterli olur mu?” sorusu aynı değildir. İcra dosyasının açılması, belgedeki borcun mahkeme tarafından doğrulandığı anlamına gelmez.

Hangi Belgeler Takibe Dayanak Olabilir?

Sözleşme, tarafların üstlendiği yükümlülükleri düzenler; adi senet ise ispat bakımından kullanılan bir kavramdır. Bu nedenle imzalı bir sözleşme aynı zamanda adi senet niteliği taşıyabilir. Sözleşmenin varlığı ile sözleşmeden doğduğu ileri sürülen alacağın ispatı yine ayrı değerlendirilir.

Takibe dayanak yapılacak belge yalnızca “senet” başlıklı bir kâğıttan ibaret değildir. Alacağın kaynağını, borçluyu, tutarı ve ödeme koşullarını gösteren farklı belgeler birlikte değerlendirilebilir. Bununla birlikte her belgenin ispat gücü ve takip hukukundaki işlevi farklıdır.

BelgeTemel Kanuni DayanakAçıklama
İmzalı borç ikrarıHMK m.205; İİK m.58, 68Borçlunun belirli bir borcu kabul ettiği yazıdır. İmzanın durumu, borç kabulünün kapsamı ve alacağın ödenebilir hale gelip gelmediği incelenir.
Sözleşme veya ödeme protokolüİİK m.42, 58; HMK m.199, 205Ödeme yükümlülüğünü gösterebilir. Karşılıklı edimler, teslim, hizmetin yerine getirilmesi ve varsa koşullar ayrıca kanıtlanmalıdır; her sözleşme m.68 belgesi değildir.
İmzalı bakiye borç mutabakatıİİK m.68; HMK m.205Belirli bir bakiye borcun açık kabulünü içeriyorsa önem taşır. Sadece hesap hareketlerini listeleyen veya şarta bağlı bir mutabakat aynı sonucu doğurmayabilir.
Banka dekontu ve ödeme kayıtlarıHMK m.199; İİK m.58Para hareketini gösterir. Transferin ödünç, satış bedeli, iade veya başka bir sebepten kaynaklandığı ek belgelerle değerlendirilir. Tek başına her zaman borç ikrarı sayılmaz.
E-posta ve mesaj kayıtlarıHMK m.199, 202Belge niteliğinde değerlendirilebilir. Aidiyet, bütünlük, içerik ve elde ediliş biçimi önemlidir. Şartları varsa delil başlangıcı olabilir; otomatik olarak imzalı senet veya m.68 belgesi değildir.
Güvenli elektronik imzalı belgeHMK m.205/2; 5070 s. Kanun m.5Usulüne uygun güvenli elektronik imza ile oluşturulan veri senet hükmündedir. Elektronik imzanın doğrulanması ve belgenin borç ikrarı içeriği ayrıca incelenir.

Fotokopi, taranmış nüsha ve ekran görüntüsü, belgenin aslının veya elektronik asıl kaydın korunmasının yerini her durumda tutmaz. Özellikle imza inkârı halinde incelemeye elverişli asıl belgenin bulunması önem kazanır.

Alacak fatura ile belgelendirilmişse, sözleşmeye ek olarak teslim veya hizmet kayıtları, faturanın alıcıya ulaşması ve ticari defterler önem kazanabilir. Bu konu Faturaya Dayanan İcra Takibi sayfamızda ayrı olarak açıklanmıştır.

Adi Senet, Bono ve Noter Belgesi Arasındaki Fark

Günlük dilde “senet” denildiğinde çoğu zaman bono anlaşılır. Hukuken ise her imzalı borç belgesi bono değildir. Bono, çek ve poliçe kambiyo senetleridir; bunlara özgü takip için belgenin kanuni unsurları ve diğer takip koşulları bulunmalıdır. Sadece başlığına “senet” yazılması, bir belgeyi kambiyo senedine dönüştürmez. Bono niteliğindeki senedin tahsili, ciro ve aval, protesto ve özel itiraz süreleri için Bono (Senet) İcra Takibi sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Adi bir borç ikrarına dayanılarak yapılan genel haciz takibinde borçlu, kural olarak ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itiraz eder. Kambiyo senetlerine özgü haciz takibinde borca ve imzaya itirazın süresi ve başvuru yeri farklıdır. Bu nedenle yanlış takip yolu seçimi, sadece bir isimlendirme hatası değildir.

Noter işlemlerinde de ayrım yapılır. İmzası noter tarafından onaylanmış bir borç ikrarı ile para borcu ikrarını içeren düzenleme şeklindeki noter senedi aynı belge değildir. İİK m.38 koşullarını taşıyan düzenleme şeklindeki noter senedi ilam niteliğinde olabilir. Sadece imza onayı bulunan belge ise içeriğine göre ilamsız takipte ve itirazın kaldırılmasında değerlendirilir.

Belgede kambiyo senedi niteliğinin bulunmaması, temel borç ilişkisine dayalı her türlü talebin de ortadan kalktığı anlamına gelmez. Alacağın başka bir takip veya dava yoluyla istenip istenemeyeceği; belgenin içeriği, zamanaşımı ve borcun hukuki sebebi üzerinden incelenir.

Temel Kanuni Dayanaklar

Hukuki KonuTemel Kanuni DayanakAçıklama
Genel haciz yoluyla takipİİK m.42 ve devamıPara ve teminat alacaklarında ilamsız takip çerçevesini belirler. Rehin veya başka özel düzenleme varsa ilgili takip koşulları ayrıca gözetilir.
Yetkili icra dairesiİİK m.50; HMK m.6, 10, 17–18Yerleşim yeri, sözleşmenin ifa yeri ve geçerli yetki sözleşmesi gibi nedenlerle takip yeri belirlenir.
Takip talebi ve belge sunulmasıİİK m.58, 60–61Taraflar, alacak, faiz ve takip dayanağı açıklanır; belgeye dayalı takipte gerekli belge örnekleri sunulur ve ödeme emrine eklenir.
İtiraz ve takibin durmasıİİK m.62, 66Süresindeki itiraz, itiraz edilen bölüm bakımından takibi durdurur. İmza inkârı ayrıca ve açıkça belirtilmelidir.
İtirazın kaldırılması veya iptaliİİK m.67, 68, 68/a, 69Belgenin niteliği ve itirazın içeriğine göre icra mahkemesine başvuru veya genel mahkemede dava yolu gündeme gelir.
Belge ve adi senedin ispat gücüHMK m.199–205Belge, senet, delil başlangıcı ve senetle ispat kurallarını düzenler. Mahkemede ispat gücü ile icra mahkemesindeki belge koşulları birbirinden ayrılır.
Vade ve temerrütTBK m.90 ve devamı, m.117Borcun istenebilir hale geldiği tarih ile borçlunun gecikme nedeniyle sorumluluğunun başladığı tarih belirlenir.
ZamanaşımıTBK m.146–147, 149, 154Süre, belgenin adına değil alacağın türüne göre değerlendirilir. Başlangıç ve kesilme nedenleri ayrıca incelenir.

Takip Başlatmadan Önce Hangi Koşullar İncelenir?

Öncelikle talep edilen para alacağının muaccel, yani ödenmesi istenebilir hale gelmiş olup olmadığı belirlenir. Gelecekteki taksitlerin tamamının sırf bir taksit ödenmediği için istenebilmesi her sözleşmede mümkün değildir. Muacceliyet kaydı ve ilgili özel kanundaki koşullar kontrol edilir.

Belgenin hangi borç ilişkisini gösterdiği de önemlidir. Ödünç verilen paranın geri alınması, satış bedelinin tahsili ve bir hizmet karşılığının istenmesi farklı değerlendirmeler gerektirebilir. Örneğin bir sözleşmede ödeme teslim şartına bağlanmışsa, yalnız imzalı sözleşmeyi göstermekle teslimin gerçekleştiği de kanıtlanmış olmaz.

Taraflarca geri verme günü veya bildirim süresi belirlenmemiş bir tüketim ödüncünde, TBK m.392’deki ilk istemden itibaren altı haftalık süre gibi özel hükümler uygulanabilir. Bu nedenle vadesi yazılmamış her borç belgesinin hemen aynı şekilde takibe konulabileceği varsayılmamalıdır.

  • Doğru borçlu: Şirket borcunda imza atan kişinin şirketi temsil yetkisi ve hangi sıfatla imzaladığı incelenir. İmza atan kişi her durumda şahsen borçlu olmaz.
  • Geçerli işlem: Resmî şekil, kefalet veya başka özel geçerlilik şartları bulunan işlemlerde basit bir imza tek başına yeterli sayılmaz.
  • Gerçek bakiye: Önceki ödemeler ve mahsuplar düşülerek kalan alacak belirlenir.
  • Uygun takip yolu: Rehinle güvence altındaki alacaklarda önce rehne başvurma kuralı ve istisnaları; kira, tüketici ve diğer özel ilişkilerde ilgili hükümler kontrol edilir.

Kira sözleşmesinden doğan alacakta kiralananın tahliyesi de talep edilecekse genel belgeye dayalı takibin yanında özel takip hükümleri değerlendirilir. Kira bedeli, ihtarlı ödeme emri ve tahliye koşulları için Kira Alacağı ve Tahliye İstemli İcra Takibi sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Belgede ve Borç Hesabında Neler Kontrol Edilir?

Takip öncesindeki inceleme, ileride doğabilecek itirazı da hesaba katmalıdır. Sadece belgenin son sayfasındaki imzaya bakmak yerine bütün metin, ekler ve sonradan yapılan değişiklikler birlikte okunur.

  1. Tarafların kimliği ve sıfatı: Alacaklı ve borçlu doğru belirlenir; temsil, ortaklık, kefalet veya alacağın devri varsa buna ilişkin belgeler alınır.
  2. Borcun kaynağı: Ödünç, satış, hizmet veya başka ilişkinin ne olduğu ve belgenin neyi kabul ettiği açıklığa kavuşturulur.
  3. Tutar ve para birimi: Anapara, ödenen taksitler, bakiye, varsa cezai şart ve faiz ayrı hesaplanır.
  4. Vade ve koşullar: Ödeme günü, teslim şartı, muacceliyet düzenlemesi ve gerekli bildirimler incelenir.
  5. İmza ve metin bütünlüğü: Boş bırakılan alanlar, silinti veya sonradan eklenen ibareler ile her ekin belgeyle bağlantısı kontrol edilir.
  6. Destekleyici kayıtlar: Dekontlar, teslim tutanakları, ihtarnameler ve yazışmalar tarih sırasıyla düzenlenir.

Bir hesap çizelgesinin üstüne “cari hesap” yazılması, taraflar arasında hukuken cari hesap sözleşmesi bulunduğunu tek başına göstermez. Benzer şekilde tek taraflı hazırlanan bir bakiye listesi, borçlunun imzaladığı açık borç kabulüyle aynı ispat gücüne sahip değildir.

Yetkili İcra Dairesi Nasıl Belirlenir?

Para alacaklarına ilişkin takipte İİK m.50 uyarınca HMK’nın yetki kuralları kıyasen uygulanır. Genel yetkili yer, borçlunun yerleşim yeridir. Sözleşmeden doğan alacaklarda, koşulları varsa sözleşmenin ifa edileceği yer de yetkili olabilir.

Sözleşmeye “Eskişehir icra daireleri yetkilidir” yazılmış olması tek başına her olayda yeterli değildir. HMK m.17–18 kapsamında yetki sözleşmesi yapabilecek kişilerin sıfatı, yazılılık ve diğer geçerlilik koşulları incelenir. Özellikle tacir olmayan kişiler arasındaki kayıtlar aynı şekilde uygulanamaz.

Eskişehir’de takip yapılabilmesi, büromuzun Eskişehir’de bulunmasından değil, somut borç ilişkisi bakımından bir yetki nedeninin bulunmasından kaynaklanır. Takip yeri ile daha sonra açılacak itirazın iptali davasının görevli ve yetkili mahkemesi de ayrı değerlendirilir.

Başvuru hazırlığı ve genel yetki kuralları için yetkili icra dairesi açıklamalarını inceleyebilirsiniz.

Takipte Belgenin Aslı mı, Örneği mi Sunulur?

İİK m.58 uyarınca alacak bir belgeye dayanıyorsa, belgenin aslı veya alacaklı ya da temsilcisi tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneği takip talebiyle birlikte icra dairesine verilir. İİK m.61’e göre belgenin tasdikli örneği ödeme emrine bağlanır.

Başvurunun elektronik ortamda yapılması, asıl belgeyi saklama ihtiyacını ortadan kaldırmaz. İmzaya itiraz edilirse, belgenin aslının sunulması ve incelemeye elverişli olması gerekebilir. Elektronik imzalı belgelerde imzayı doğrulamaya yarayan elektronik dosya da korunmalıdır.

Takip talebinde bir belgeye dayanıp gerekli örneği ödeme emrine eklememek, ayrı bir usul sorunu doğurabilir. Belge eksikliğine ilişkin şikâyet ile borca veya imzaya itiraz aynı başvuru değildir; borçlunun ödeme emrini ve eklerini birlikte incelemesi gerekir.

Adi Senede Dayanan İcra Takibi Nasıl Başlatılır?

  1. Belge ve alacak incelenir. Takip dayanağı, doğru borçlu, vade ve kalan tutar belirlenir. İtirazdan sonra hangi ispat araçlarının kullanılabileceği değerlendirilir.
  2. Takip talebi hazırlanır. Taraf bilgileri, alacağın hukuki sebebi, asıl alacak, işlemiş faiz, sonraki faiz talebi ve seçilen takip yolu açıkça yazılır. Yabancı para alacağında kanunun aradığı Türk lirası karşılığı ve kur bilgileri ayrıca gösterilir.
  3. Yetkili icra dairesine başvurulur. Gerekli belgeler sunulur; başvuru harcı, uygulanacak diğer harçlar ve başlangıç giderleri yatırılır. Avukat aracılığıyla elektronik başvuru UYAP üzerinden yapılabilir.
  4. Ödeme emri tebliğ edilir. Tebligatın gerçekleştiği tarih ve belge ekleri kontrol edilir. Dosyanın açıldığı tarih ile itiraz süresini başlatan tebliğ tarihi aynı şey değildir.
  5. Ödeme veya itiraz sonucu izlenir. Süresinde itiraz yoksa takip kesinleşir; itiraz varsa uygun kaldırma veya iptal yolu değerlendirilir. Kesinleşmeden sonra ayrıca haciz ve gerekli diğer talepler yapılır.

Kural olarak bu genel haciz takibini başlatmak için önceden arabulucuya başvurma zorunluluğu bulunmaz. Ancak itiraz üzerine dava açılması gerekirse, uyuşmazlığın ticari, tüketici, iş veya kira ilişkisine dayanmasına göre dava şartı arabuluculuk ve diğer başvuru koşulları ayrıca kontrol edilir. Tüketici işlemlerinde kanuni başvuru ve parasal sınır kuralları, imzalı bir sözleşmenin varlığına bakılarak atlanamaz.

Faiz, Harç ve Masraflar Nasıl Hesaplanır?

Dosya borcu yalnız senette yazan anaparadan oluşmaz. Talep edilebilen faiz, icra harçları, tebligat giderleri ve koşulları varsa takip vekâlet ücreti de hesaba girer. Bununla birlikte belgedeki her faiz veya cezai şart kaydı, hukuken aynen uygulanabilir kabul edilmez.

Vade ile temerrüt ayrılmalıdır. Borcun ödenebilir hale gelmesi, her durumda aynı tarihten itibaren temerrüt faizi işletilebileceği anlamına gelmez. TBK m.117 çerçevesinde ihtar gerekip gerekmediği, ödeme gününün nasıl belirlendiği ve sözleşmenin niteliği incelenir. Ticari iş, tüketici işlemi ve yabancı para alacağı için farklı hükümler gündeme gelebilir.

Başlangıç giderlerinde başvuru harcı, uygulanacak peşin harç ve tebligat gideri; ilerleyen aşamalarda ise haciz, muhafaza, bilirkişi ve satış giderleri önem kazanabilir. İtiraz sonrası mahkeme başvurusu, icra dosyasının açılış masrafından ayrı bir gider kalemidir. Tutarlar yıllık tarifeye, alacak miktarına, borçlu sayısına ve yapılacak işlemlere göre değişir.

Alacaklı gerekli giderleri başlangıçta avans olarak karşılar. Kanunen borçluya yüklenebilen giderler ile avukat ve müvekkil arasındaki sözleşmesel ücret farklıdır. Ayrıntılı gider açıklamaları için icra takibinde harç ve masraflar bölümüne bakabilirsiniz.

Ödeme alınırken güncel dosya hesabı çıkarılmalı; kısmi ödemenin hangi kalemlere mahsup edildiği ve bakiye açıkça gösterilmelidir. Haricen yapılan ödeme de dosyaya doğru biçimde bildirilerek tahsil ve haciz işlemleri buna göre yürütülür.

Borçlu Hangi Sebeplerle İtiraz Edebilir?

Adi senede veya sözleşmeye dayalı genel haciz takibinde borçlu, kural olarak ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itiraz eder. Süresinde yapılan itiraz, itiraz edilen bölüm yönünden takibi durdurur. Bir borç belgesinin imzalanmış olması bu başvuru hakkını ortadan kaldırmaz.

  • Borca itiraz: Borcun hiç doğmadığı, yanlış kişiden istendiği, vadesinin gelmediği veya istenen tutarın hatalı olduğu ileri sürülebilir.
  • İtfa (borcun ödeme veya başka bir yolla sona ermesi): Ödeme, takas veya başka sona erme sebebine dayanılabilir. Dayanağın hukuki koşulları ve ispatı ayrıca değerlendirilir.
  • Zamanaşımı: Alacağın tabi olduğu sürenin dolduğu savunulabilir. Belgenin üzerinde tarih bulunması tek başına hangi sürenin uygulanacağını belirlemez.
  • Yetki: Takibin yetkili olmayan icra dairesinde açıldığı ileri sürülebilir. Yetkili icra dairesi de usulüne uygun biçimde belirtilmelidir.
  • İmza: Takibe dayanak senetteki imzanın borçluya ait olmadığı ileri sürülüyorsa bu durum ayrıca ve açıkça bildirilmelidir.
  • Faiz ve diğer kalemler: Faiz türüne, oranına, başlangıç tarihine veya başka alacak kalemlerine itiraz edilebilir.

Borcun sadece bir kısmına itiraz ediliyorsa itiraz edilen kısmın kapsamı ve miktarı açıkça gösterilmelidir. İmzaya ayrıca itiraz edilmemesi, imzanın takip yönünden kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurabilir; bu, borcun bütününe ilişkin savunmaların da aynı şekilde kabul edildiği anlamına gelmez.

Başvuru, süre, tebligat, usulsüz tebligat ve gecikmiş itiraz konularını İcraya / Borca İtiraz rehberimizde ayrıntılı açıklıyoruz.

Borçlu İtiraz Ederse Alacaklı Ne Yapabilir?

İtiraz üzerine takip durduğunda, yalnızca “elimde imzalı belge var” denilerek hacze devam edilemez. İtirazın içeriği ve belgenin kanundaki niteliği, izlenecek yolu belirler. Mahkemedeki bir davada kullanılabilen delilin, icra mahkemesindeki sınırlı incelemede de aynı şekilde kullanılabileceği varsayılmamalıdır.

Başvuru YoluSüre ve Temel Kanuni DayanakAçıklama
İtirazın kesin kaldırılmasıİtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 6 ay; İİK m.68İmzası ikrar edilmiş veya noterlikçe onaylanmış borç ikrarını içeren senet gibi kanunda sayılan nitelikte belge varsa icra mahkemesinde değerlendirilir. Her imzalı sözleşme bu kapsama girmez.
İtirazın geçici kaldırılmasıİtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 6 ay; İİK m.68/aTakip adi senede dayanıyorsa ve borçlu imzayı ayrıca inkâr etmişse, gerekli koşullarla icra mahkemesinde imza incelemesi yapılabilir.
İtirazın iptali davasıİtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl; İİK m.67Alacağın varlığının genel ispat kurallarıyla incelendiği davadır. Görevli mahkeme borcun kaynağına göre belirlenir; dava şartı arabuluculuk ayrıca kontrol edilir.

Her imzalı sözleşme itirazı kaldırmaya yeterli midir?

Hayır. İİK m.68 bakımından belgenin borç ikrarını içerip içermediği, imzanın kabul veya onay durumu, talep edilen alacağın belgeyle bağlantısı ve ifa koşulları önemlidir. Bedelin doğması için teslim, hizmet veya karşı edimin ayrıca tartışılması gerekiyorsa, uyuşmazlık genel mahkemede daha kapsamlı inceleme gerektirebilir.

İmza inkârında ne olur?

İİK m.68/a kapsamında imza incelemesi sonucunda itirazın geçici kaldırılması gündeme gelebilir. Bu karar borç ilişkisini genel mahkemeler bakımından her durumda kesin olarak çözmez. İİK m.69’daki borçtan kurtulma davası, kararın tefhim veya tebliğine göre başlayan yedi günlük süre ve ilk duruşmaya kadar yerine getirilmesi gereken yüzde 15 teminat koşulu ayrıca değerlendirilir.

İcra inkâr tazminatı otomatik midir?

Hayır. İtirazın iptali davasında talep, itirazın haksızlığı ve alacağın belirlenebilirliği gibi koşullar değerlendirilir. Kanuni şartlar oluştuğunda hükmolunacak icra inkâr tazminatı, İİK m.67 uyarınca ilgili tutarın yüzde 20’sinden az olamaz. Kaldırma başvurularındaki tazminat ve imza inkârına bağlı yaptırımlar ise kendi hükümlerine tabidir. Belgesiz veya ispatlanamayan her talep, sırf takip açılmış olması nedeniyle tazminat hakkı yaratmaz.

Süreler, Zamanaşımı ve Tahsilat

Adi senede dayanılan her alacak için tek bir zamanaşımı süresi yoktur. TBK m.146’daki genel süre on yıl olmakla birlikte, m.147 ve özel kanunlar bazı alacaklar için farklı süreler öngörür. Süre; borcun doğduğu ilişkiye, muacceliyet tarihine ve kesilme nedenlerine göre hesaplanır. Belgeye “senet” yazılması, alacağı otomatik olarak on yıllık süreye tabi kılmaz.

Takip veya dava açılması ve borcun kabulü gibi işlemlerin zamanaşımına etkisi ayrıca incelenir. Zamanaşımı süresi; borçlunun yedi günlük itiraz süresi, alacaklının altı aylık kaldırma süresi veya bir yıllık iptal davası süresiyle karıştırılmamalıdır. İtirazın iptali için bir yıllık sürenin geçirilmesi, genel hükümlere göre alacak davası açma hakkının da her durumda ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Takip kesinleştikten sonra haciz talebi ve diğer takip işlemleri ayrıca yapılır. İİK m.78 kapsamında haciz isteme süresi ve itiraz veya dava dönemlerinin etkisi kontrol edilir. Dosyada tahsilat olup olmayacağı; haczedilebilir malvarlığı, önceki haciz ve rehinler ile işlemlerin zamanında yapılmasına bağlıdır.

Belgenin güçlü olması, borçlunun ödeme gücünün bulunduğu anlamına gelmez. Buna karşılık borçlu açısından da itiraz etmemek, olmayan bir borcun takip yönünden kesinleşmesine yol açabilir. Süre geçirilmişse veya takip sırasında ödeme yapılmışsa İİK m.71–72 kapsamındaki başvuru ve dava seçenekleri olayın aşamasına göre değerlendirilir.

Uygulamada Üç Kısa Örnek

Aşağıdaki örnekler konuyu açıklamak için varsayımsal olarak hazırlanmıştır.

İmzalı borç kabul yazısı

Bir kişi, ödünç aldığı 60.000 TL’yi belirli bir tarihte geri vereceğini imzalı yazıyla kabul eder. Vade geçtiğinde, kalan borç ve gerekli diğer koşullar incelenerek genel haciz takibi başlatılabilir. Borçlu imzayı inkâr etmeden borca itiraz ederse, belgenin İİK m.68 kapsamında yeterli olup olmadığı değerlendirilir. Borçlunun ödeme belgesi sunması ise ayrıca incelenir.

Ödemenin teslim şartına bağlandığı sözleşme

Bir satış sözleşmesinde bedelin mal tesliminden sonra ödenmesi kararlaştırılmıştır. Satıcı yalnız sözleşmeyi sunmuş, teslim ise tartışmalıdır. Sözleşme takip dayanağı olabilir; ancak itiraz üzerine teslimin kanıtlanması gerekebilir. İmzalı sözleşmenin varlığı, itirazın kesin kaldırılması koşullarının da otomatik olarak bulunduğunu göstermez.

Dekont ve mesaj kayıtları

Bir banka transferinin açıklamasında yalnız “ödeme” yazılıdır. Sonraki yazışmalarda gönderilen paranın borç olarak alındığı ve geri verileceği belirtilmiştir. Bu kayıtlar birlikte değerlendirilebilir. Mesajların aidiyeti ve bütünlüğü ile transferin hukuki sebebi önem taşır; her ekran görüntüsü kendiliğinden adi senet veya kesin kaldırma belgesi sayılmaz.

İmzalı borç senedi veya yazılı sözleşme bulunmayan dosyalarda, yalnız dekont ve yazışmaların bulunduğu durumlarla tamamen elden verilen borçlar ayrı incelenir. Bu alacakların dayanağı, geri ödeme zamanı ve ispat koşulları hakkında Belgesiz / Senetsiz İcra Takibi sayfamızda özel değerlendirmeler yer alır.

Sık Sorulan Sorular

Noter onayı olmadan icra takibi başlatılabilir mi?

Evet. Genel haciz yoluyla takip için her belgenin noter onaylı olması gerekmez. Noter onayı, belgenin ispat gücü ve itirazdan sonraki başvuru bakımından ayrı önem taşıyabilir.

El yazısıyla hazırlanmış ve imzalanmış borç belgesi geçerli midir?

Belgenin el yazısıyla hazırlanması tek başına geçersizlik nedeni değildir. İmza, içerik, borçlunun sıfatı ve işlem için özel şekil şartı bulunup bulunmadığı incelenir.

Senette “bono” yazmıyorsa kambiyo takibi yapılabilir mi?

Kambiyo niteliği, belgenin kanuni unsurlarına göre belirlenir. Günlük dilde senet denmesi yeterli değildir. Kambiyo niteliği bulunmayan belgede temel ilişkiye dayalı genel takip veya dava seçenekleri ayrıca değerlendirilir.

Fotokopiyle başvuru yapılabilir mi?

Takipte İİK m.58’in belge örneğine ilişkin koşulları yerine getirilmelidir. Sıradan fotokopi ile tasdik edilmiş örnek aynı değildir. İmza incelemesi ihtimaline karşı asıl belge korunmalıdır.

Borçlunun TC kimlik numarasını bilmiyorsam takip açamaz mıyım?

İİK m.58’de kimlik veya vergi numarası alacaklı tarafından biliniyorsa gösterilir. Numarayı bilmemek tek başına her başvuruyu engellemez; ancak doğru borçlunun belirlenmesi ve yeterli kimlik-adres bilgisinin bulunması gerekir.

İmzalı belgeye rağmen borçlu itiraz edebilir mi?

Evet. Borca, yetkiye, zamanaşımına, ödeme veya diğer savunmalara dayanılabilir. İmza borçluya ait değilse ayrıca ve açıkça imzaya itiraz edilmelidir.

Genel haciz takibinde itiraz nereye yapılır?

Kural olarak ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yapılır. Kambiyo ve ilamlı takipte farklı yollar vardır. Ayrıntılar için İcraya / Borca İtiraz rehberini inceleyebilirsiniz.

WhatsApp mesajları tek başına yeterli olur mu?

Mesajlar belge olarak değerlendirilebilir; ancak tek başına yeterlilik içeriğe, aidiyete ve uygulanacak ispat kurallarına bağlıdır. Bir davada delil olarak kullanılabilmesi, İİK m.68 kapsamında itirazın kaldırılmasına yeterli olmasıyla aynı değildir.

Senette vade yoksa hemen takip yapılabilir mi?

Borcun kaynağına göre muacceliyet belirlenir. Özellikle geri verme zamanı belirlenmemiş tüketim ödüncünde TBK m.392’deki ilk istem ve altı haftalık süre dikkate alınabilir.

Önce ihtarname göndermek zorunlu mudur?

Her takipte zorunlu değildir. Ancak muacceliyet, temerrüt, faiz veya özel sözleşme koşulları için bildirim gerekebilir. İhtarsız takip yapılabilmesi ile takip öncesi faiz istenebilmesi ayrı sorulardır.

İtirazdan sonra görevli mahkeme her zaman icra mahkemesi midir?

Hayır. Kaldırma başvuruları icra mahkemesinde görülürken itirazın iptali davasında görev borcun kaynağına göre belirlenir. Hukuk, ticaret, tüketici, iş veya kira ilişkisine bağlı farklı görev kuralları uygulanabilir.

Avukat aracılığıyla takip açmak zorunlu mudur?

Genel olarak kişi kendi takibini yürütebilir. Belge niteliği, faiz, yetki ve itiraz sonrası yolun birlikte değerlendirilmesi, takip talebinin doğru kurulması açısından önemlidir.

Resmî Kaynaklar ve İlgili Rehberler

Takip türleri, hazırlık ve başlangıç giderleri için İcra Takibi Başlatma; borçlunun savunmaları ve başvuru yolları için İcraya / Borca İtiraz; hizmet kapsamı ve diğer takip konuları için İcra Hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Belge ve takip yolunu birlikte değerlendirelimİmzalı belgeniz, ödeme kayıtlarınız ve varsa gelen ödeme emri üzerinden icra takibi veya itiraz seçenekleri değerlendirilebilir. Diğer işlemler için İcra Hukuku hizmet sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Ön Görüşme Talebi
Scroll to Top